ÇOCUK ADALET SİSTEMİNDE MAĞDUR ÇOCUK KİMDİR?

Cafer Tayyar İĞDİR Sosyal Hizmetler Yorum Yok 1

 
ÇOCUK ADALET SİSTEMİNDE MAĞDUR ÇOCUK KİMDİR?
 
 Bir suçtan doğrudan zarar gören çocuktur. Yani suçun mağduru olan çocuk, suçun konusu olan davranışın etkisini doğrudan kendisinde hisseden çocuktur. Çocuk aşağıdaki durumlara maruz kalıyorsa mağdur kabul edilir
. · İhmal veya istismara uğradıysa,
 · Şiddet görüyorsa,
· Eğitime devam edemiyorsa,
· Anne-babayla görüşemiyorsa,
· Çocuk ticaretine maruz kalıyorsa,
 · Fuhuşsa ve pornografiye maruz kalıyorsa,
 · Kötü koşullarda çalıştırılıyorsa,
· Çalıştırılmaması gereken yaşta zorla çalıştırılıyorsa,
· Dili, dini, ırkı, cinsiyeti sebebi ile ayrımcılığa uğruyorsa.
 SUÇTAN ZARAR GÖREN ÇOCUK KİMDİR?
 Mağdura göre daha geniş bir kavramdır. Bir suçtan dolayı zarar görenleri de kapsar
MAĞDUR VEYA SUÇTAN ZARAR GÖREN ÇOCUK NEREYE/NASIL BAŞVURABİLİR?
Bir çocuk bir suçun mağduru olduğunda suçu yetkili makamlara (polis veya savcılık) ihbar veya şikâyet edebilir. İhbar ve şikâyeti alan makamlar hemen olayı soruşturmaya başlarlar. Aşağıdaki kurumlara şahsen veya telefonla başvurabilirsiniz. Olaya ve duruma tanık olan kişiler (komşu, akraba, vb.) de bu kurumlara başvurabilirler:
  • Polis merkezleri, jandarma karakolları
  • Sağlık kuruluşları
  •  Cumhuriyet Savcılığı
  •  Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri
  •  Alo 183 (Aile, Kadın, Çocuk ve Özürlü Sosyal Hizmet Danışma Hattı)
 * Şikâyette bulunacak kişi doğrudan Cumhuriyet savcılığına ya da çocuk mahkemesine şikâyette bulunabilir.
Bir çocuk bir suçun mağduru olduğunda suçu yetkili makamlara (polis veya savcılık) ihbar ve şikâyet edebilir. İhbar ve şikâyeti alan makamlar hemen olayı soruşturmaya başlarlar. Ayrıca çocuğa karşı işlenen suçtan bir şekilde haberi olan herkesin bu bildirimde bulunması gerekir. Suçla ilgili soruşturma Cumhuriyet Savcısı tarafından yürütülür. Şüpheli hakkında yeterli delile ulaşılırsa hakkında iddianame düzenlenerek kamu davası açılır. Bu iddianamenin mahkeme tarafından kabulüyle birlikte kovuşturma (mahkeme) aşaması başlar.
 * Okul, hastane vb. kamu kurumları tarafından çocukla ilgili yasa kapsamına giren durumlar gözlendiği takdirde personel tarafından polise ya da savcılığa bildirilmesi gereklidir.
 Polis ihbar geldiğinde önce ihbarın doğru olup olmadığını değerlendirir. Sonra adrese gidip çocukla ya da ilgili kişilerle görüşüp daha sonra da savcıya durumu aktarır.
* Acil durumlarda (darp, hayati tehlike, taciz, tecavüz, zorla evlendirme vb.) öncelikle çocuğun ifadesine başvurulur. Çocuk savcılık kararıyla derhal koruma altına alınır ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri tarafından bakım ve gözetim altına alınır.
 * Acil olmayan durumlardaysa, karakolun ilk işlemlerini takiben gerekli görüldüğü takdirde, durum savcılık kararıyla Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri bildirilir. Müdürlük tarafından yapılan ev, okul ziyareti vb. incelemeler sonucu bir rapor yazılır. Bir suçun mağduru olan çocuğun, suç nedeniyle psikolojisi bozulmuşsa ilgili soruşturma kapsamında tanık olarak ancak bir kere dinlenebilir. Gerçeğin ortaya çıkarılması açısından gerekli görülürse bu kural uygulanmayabilir. Suç mağduru ya da suçun zarar göreni olan çocuk kovuşturma (mahkeme) aşaması boyunca istediği an davaya katılabilir. Özetle, davanın resmi tarafı haline gelerek bazı işlemlerde bulunabilir. Mağdur ya da suçtan zarar gören çocuk, duruşmaların gizli yapılmasını isteyebilir. Suç mağduru çocuk aynı zamanda korunma ihtiyacı içerisindeyse çocuk hâkiminden koruyucu destekleyici tedbir istenilmelidir.
 * Raporla vakanın durumuna göre kimi zaman ailelere psikolojik destek almaları önerilir ya da bazı sosyal ve nakdi yardımlar sunulur. Bazen uyarılarda bulunulur, önlem almaları istenebilir. Son çözüm; çocuğu koruma altına almak olabilir.
 
 
 KİMDEN YARDIM ALABİLİR?
Bir çocuk suçun mağdur olduğu için savcılık ya da mahkeme tarafından çağırıldığında, kendisine mutlaka bir avukat atanır. Eğer atanan avukat size ulaşmazsa, bulunduğunuz şehirdeki baro ile temasa geçerek bu avukatın adını ve telefon numarasını öğrenip kendisiyle temasa geçin. Çocukla ilgili diğer tüm işlemler için bir avukatın yardımına ihtiyaç duymanız halinde, bulunduğunuz şehir barosunun Adli Yardım Bürosu veya Çocuklara Yönelik Hukuki Yardım Birimi ile irtibata geçin.
MAĞDUR VEYA SUÇTAN ZARAR GÖREN ÇOCUĞUN HAKLARI NELERDİR?
 · Suç mağduru olan çocuğa derhal bir avukat atanır.
· Hangi aşamada olursa olsun mağdur çocuğun dinlenilmesi yani olayı anlatması sırasında kameralı kayıt yapılması gerekir.
 · Mağdur çocuğun dinlenildiği durumlarda çocuğun yanında psikoloji, psikiyatri, tıp yada eğitim alanlarında uzman bir kişi bulunması gerekir.
 · Bir suçun mağduru olan çocuğun ilgili soruşturma kapsamında sadece 1 defa dinlenilmesi esastır.
 · Suç mağduru çocuk aynı zamanda koruma ihtiyacı içerisindeyse hakimden koruyucu destekleyici tedbirler alması istenmelidir.
 · İstismar Mağduru çocuğun ifadesinin alınması, muayenesinin yapılması ve raporunun hazırlanması işlemleri Çocuk izleme merkezinde yapılır.
  MAĞDUR ÇOCUKLARLA İLGİLİ ALINACAK TEDBİRLER NELERDİR?
 Çocuk Koruma Kanunu, korunma ihtiyacı olan mağdur veya suça sürüklenen çocukların korunması için beş önemli tedbir öngörmektedir. Bunlar, danışmanlık, eğitim, sağlık, koruma ve barınma tedbirleridir. Koruyucu ve destekleyici tedbirler, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik tedbirlerdir.
 a) Danışmanlık tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda; çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeye yönelik rehberlik tedbirleridir.
b) Eğitim tedbiri, çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı olarak devamına; bu şekilde eğitim alması mümkün olmayan çocukların evde eğitim almalarına, özel eğitim almaları gereken çocukların eğitsel ihtiyaçları doğrultusunda ilgili eğitim kurumuna devamına, kendilerine, ailelerine, öğretmenlerine ve okul personeline; uzman personel, araç gereç sağlanmasına yönelik tedbirler ile çocuğun iş ve meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine veya meslek sahibi bir ustanın yanına yahut kamu ya da özel sektöre ait işyerlerine yerleştirilmesine yönelik tedbirlerdir.
c) Bakım tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi hâlinde, Sosyal Hizmetler Kurumu tarafından çocuğun resmî veya özel bakım yerleştirilmesi
d) Sağlık tedbiri, çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli geçici veya sürekli tıbbî bakım ve rehabilitasyonu ile madde bağımlısı olanların tedavilerinin yapılmasına yönelik tedbirdir.
 e) Barınma tedbiri, yaşamını devam ettirmek için yeterli ve sağlıklı bir barınma yeri olmayan çocuklu kimselere veya hayatı tehlikede olan hamile kadınlar ile bunların çocuklarına uygun barınma yeri sağlamaya yönelik tedbirlerdir.
ACİL KORUMA KARARI
 Eğer çocuğun derhal koruma altına alınması gerekiyorsa bu durumda uygulanacak önlem “Acil Korunma Kararıdır.” Korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından önce bakım ve gözetim altına alınmasını, sonra da çocuk hakkında yapılacak sosyal inceleme sonucu alınacak kararı içerir.
 • Derhal korunma altına alınması gereken çocuk Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından bakım ve gözetim altına alındıktan sonra acil korunma kararı alınması için kuruma geldiği tarihten itibaren 5 gün içinde çocuk hâkimine müracaat edilir.
 
 • Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nün müracaatı üzerine 3 gün içinde çocuk hâkimi en fazla 30 günlük süre ile sınırlı olmak üzere karar verilebilir.
 • Hâkim, ayrıca çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerektiğinde kişisel ilişkinin tesisine karar verebilir.
 • Çocuk hâkimi tarafından alınan acil korunma kararlarına karşı itiraz yolu açıktır.
• 30 günlük süre içinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılır. Kurum yaptığı inceleme sonucunda, tedbir kararı ile ilgili görüşlerini hâkime bildirir.
• Kurum yaptığı inceleme sonucunda, tedbir kararı ile ilgili görüşlerini hâkime bildirir. Hâkim, koruyucu ve destekleyici tedbir kararı ile çocuğun ailesine teslim edilip edilmeyeceğine veya uygun görülen başkaca bir tedbire karar verir.
KORUYUCU VE DESTEKLEYİCİ TEDBİRLER NE ZAMAN KALKAR?
Tedbir kararında tedbir için belirtilen bir süre varsa, tedbir bu sürenin dolmasıyla ortadan kalkar. Çocuk hâkimi üç ayda bir düzenlenen raporlar karşısında, verdiği koruyucu destekleyici tedbirin artık gereksiz olduğunu düşünüyorsa tedbiri kaldırabilir ya da değiştirebilir. Ayrıca çocuğun 18 yaşını geçmesiyle birlikte de koruyucu destekleyici tedbir kararı kendiliğinden kalkar. Ancak hâkim, eğitim ve öğrenimine devam edebilmesi için ve rızası alınmak suretiyle tedbirin uygulanmasına belli bir süre daha devam edilmesine karar verebilir.
KORUNMA İHTİYACI OLAN ÇOCUKLAR HAKKINDA NEREYE BAŞVURULMALIDIR?
Bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru olan çocuğa genel olarak “Korunma ihtiyacı Olan Çocuk” denir. Korunma ihtiyacı olan çocukları korumak devletin görevidir. Adli ve idari merciler, kolluk görevlileri, sağlık ve eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, korunma ihtiyacı olan çocuğu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bildirmekle yükümlüdür. Çocuk ile çocuğun bakımından sorumlu kimseler veya herkes, çocuğun korunma altına alınması amacıyla Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne başvurabilir. Bu kişiler Cumhuriyet Savcılığı'na veya çocuk hâkimine de başvurabilirler.
BAŞVURU SONRASI NE OLUR?
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, çocuk hakkında derhal bir inceleme başlatır. İnceleme sonunda gerekli görürse çocuk hâkiminden koruyucu destekleyici tedbir verilmesini ister. Aynı şekilde savcılık da, örneğin bir suç soruşturması sırasında mağdur ya da suça sürüklenen çocuğun korunma ihtiyacı olduğunun farkına varırsa çocuk hâkimliğine başvurabilir.
KOLLUĞUN ÇOCUK BİRİMİNİN GÖREVLERİ NELERDİR?
1. Çocuklarla ilgili kolluk görevi, öncelikle kolluğun çocuk birimleri tarafından yerine getirilir. 2. Kolluğun çocuk birimi, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuklar hakkında işleme başlandığında durumu, çocuğun veli veya vasisine veya çocuğun bakımını üstlenen kimseye, baroya ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne, çocuk resmî bir kurumda kalıyorsa ayrıca kurum temsilcisine bildirir. Ancak, çocuğu suça azmettirdiğinden veya istismar ettiğinden şüphelenilen yakınlarına bilgi verilmez.
 3. Çocuk, kollukta bulunduğu sırada yanında yakınlarından birinin bulunmasına imkân sağlanır.
4. Çocuğun korunma ihtiyacı içinde bulunduğunun bildirimi ya da tespiti veya hakkında acil korunma kararı almak için beklemenin, çocuğun yararına aykırı olacağını gösteren nedenlerin varlığı hâlinde kolluğun çocuk birimi, durumun gerektirdiği önlemleri almak suretiyle çocuğun güvenliğini sağlar ve mümkün olan en kısa sürede Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne teslim eder. Çocuk Polisi; mevzuatın verdiği yetkiye göre korunmaya muhtaç olduğundan şüphe edilen, ihmal ve istismara maruz kaldığı ihbar edilen, evden veya bulunduğu kuruluştan kaçan, suça maruz kalan suç işleme eğiliminde bulunana sokakta yaşayan, sokakta çalıştırılan, oturduğu yeri haber vermekten aciz kendini ifade edemeyen kimliği tespit edilemeyen, mülteci ve refakatsiz çocukların;
 1- Kimlik tespitini yapmak
2- Muhafazasını sağlamak
 3- Kanuni mümessillerini araştırmak
4- Haklarında yetkili idari ve adli makamlarca verilen kararın niteliğine göre ilgili kuruluşlara veya kanuni mümessiline teslimin yapmakla görevlidir.
 ÇOCUK BÜROSUNUN GÖREVLERİ NELERDİR?
1. Suça sürüklenen çocuklar hakkındaki soruşturma işlemlerini yürütmek,
2. Çocuklar hakkında tedbir alınması gereken durumlarda, gecikmeksizin tedbir alınmasını sağlamak,
3. Korunma ihtiyacı olan, suç mağduru veya suça sürüklenen çocuklardan yardıma, eğitime, işe, barınmaya ihtiyacı olan veya uyum güçlüğü çekenlere ihtiyaç duydukları destek hizmetlerini sağlamak üzere, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde çalışmak, bu gibi durumları çocukları korumakla görevli kurum ve kuruluşlara bildirmektir.
 

BAKIM TEDBİR KARARLI ÇOCUKLARIN BAKIM VE KORUNMALARINDA OKULUN ROLÜNÜN ÖNEMİ

Cafer Tayyar İĞDİR Sosyal Hizmetler Yorum Yok 0

Koruma altındaki çocukların eğitim yönünden dezavantajlı olduğunu,
Aile çocuklarına oranla akademik başarılarının düşük olduğu,
Aile çocuklarına oranla sosyal uyum düzeylerinin düşük olduğu,
Aile çocuklarına oranla daha fazla okul devamsızlıklarının olduğu, okulu terki yaşadıkları görülmektedir.
Bu nedenle, koruma altındaki çocukların bakım ve korunmalarında okulun rolünün önemli olduğu görülmektedir
OKULUN TEMEL MİSYONU
Çocukları ve gençleri ve yetişkin dünyasında etkili bir biçimde yer alabilmeleri için onlara destek olmaktır.
Okullar, her öğrencinin kendisini her türlü fiziksel  ya da psikolojik tehdit ve tehlikeye karşı güvende hissedeceği, başkalarıyla birlikte çalışma ve öğrenme fırsatı bulabileceği, bireysel farklılıkların doğal kabul edildiği ve saygı duyulduğu bir çevre olmak zorundadır.
Okulların çocukların gelişim alanlarının desteklendiği, istedik yönde davranış değişikliğinin kazandırıldığı, pekiştirildiği, öğrencilerin ve ailelerin karşılıklı dayanışma içerisinde oldukları ideal eğitim ortamları olması beklenir. Bu özellikleriyle okullar, bireyin toplumsallaşması sürecinde önemli bir rol oynar.
Çocukların güvenliği ve iyilik hali toplumlarda can alıcı öneme sahiptir.
Okullarında çocuk koruma sürecinde diğer kurumlarla birlikte daha çok yer almaya başlamasına yol açmıştır.
Okullardaki çocuk koruma uygulamalarına olan ilginin artmasına rağmen, ancak;

  1. Öğretmen ve okul yöneticisinin yetiştirilmesinde çocukların korunması ile ilgili konularında yeterince eğitim verilmediği,
  2. Öğretmenler için çocuk koruma eğitimlerinin hizmet öncesi programlarda başlaması gerektiği,
  3. Çocuk koruma alanı ile ilgili uluslararası ve ulusal mevzuat konularının eğitim fakültelerinde verilmesi gerektiği,
Okulun en önemli unsurlarından birisi öğretmenlerdir. Okul ortamı, çocukların ev ortamı dışında en çok zaman geçirdikleri yerlerdendir. Eğitim süresi boyunca, ailesi tarafından kötü muameleye uğrayan çocukların tespit edilmesi, gerek müdahale, gerek rehabilitasyon açısından oldukça önemlidir.
Öğretmenler sınıflarında bulunan bir çocuğun korunma ihtiyacı olup olmadığını sahip oldukları bilgi ve beceriler yardımıyla kolaylıkla anlayabilirler. Çocuğun güvenliği ve refahı, öğretmenlik görevinin önemeli bir parçasıdır.
İngiltere de her okulda çocuk koruma kanunu ile ilgili görev yapan bir öğretmen vardır.
AMAÇ 2
Korunmaya ihtiyacı olan Çocukların korunmasında okulun rolü
Okulun sosyal hizmet kurumlarıyla ilişkisi,
Çocukluk bebeklik gibi doğal bir gerçeklik değildir. Çocukluk sosyo-kültürel bir kavramdır. Bu nedenle çocukluğun anlamı diğer toplumsal kavramlar gibi norm ve değerlere göre göreceli olarak belirlenir. Çocukluk biyolojik bir katagori değil, sosyolojik bir tasarımdır.
Bebeklik doğal, önü alınmaz ve dünyanın her köşesinde benzerlik gösteren zorunlu bir özel durumdur.
Çocukluk ise tarihsel, toplumsal ve kültürel bağlamda ele alınması gereken bir durumdur.
Tarih boyunca toplumların çocuğa olan ilişkisi, onların sosyal, kültürel ve egemenlik ilişkilerine bağlı olarak değişiklikler göstermektedir.
İlkel toplumlarda çocuk, daha çok ekonomik yarar sağlayan bir varlık olarak görülmüştür. Böyle bir anlayış, istenen çocuk ve istenmeyen çocuk ayrımını ortaya çıkarmıştır. Diğer yandan, ekonomik nedenler çocuğun  bir yük olarak görülmesine de neden olabilmiştir. Özellikle ekonomik bunalımlı dönemlerinde, çocuk yetiştirmenin agır bir külfet olarak görülmesi, çocuğa karşı olumsuz tutum takınılmasına neden olmuştur. Bu nedenle ekonomik yarar sağlanamayacak durumda bulunan  engelli, zayıf, hastalıklı çocuklar ile bakımını üstlenecek kimsesi bulunmayan çocukların, toplum dışına itilmesi hatta yok edilmesi olağan şeyler olmuştur.
Çocukların korunması meselesinin devlet tarafından ilk defa düzenli bir şekilde ele alınmasına İlhanlılar devletinde rastlanmıştır.
1295-1304  yılları arasında hükümdarlık yapmış olan Gazan Mahmut Han, ülkedeki çocukların terbiye ve ıslahı için için yetimhaneler açmıştır.
Selçuklular zamanında da Erbil Atabeyi olan Muzafferüddin Ebu Said Gökbörü tarafından yaptırılan ‘Gökbörü Vakfiyesi’ içinde de yetim ve terk edilmiş çocukların korunduğu ve her türlü ihtiyaçlarının karşılandığı yetimhaneler bulunmaktadır.
Ortaçağda, çocukların korunmasına ilişkin bazı yasal düzenlemelerin olduğu görülmektedir. Miras hakların korunması, evlilik için çocukların onayının alınması vb. diğer yandan hırsızlık yapan 12 yaşında ki çocukların idam edildiği de görülmektedir.
Amerika da ilk yetimhaneler 1729 yıllarında kurulmuştur. Ancak buna rağmen yine de anasız babasız çocuklar çalışmak  üzere çiftçi ve esnafın yanına yerleştirilmektedir.
Başlangıçta çocuğun kontrolünde aile daha önemliyken, zamanla, ailenin işlev kaybı buna karşın devletin aile karşısında güçlenmesi yönünde bir değişme başlayınca, devlet aileyi kontrol etme olanağını elde etmiştir. Devletin kendi çıkarları doğrultusunda aileleri denetlemeye başlamasıyla, toplumsal ilgi, çocuğun korunması yönünde yoğunlaşmıştır. Çocuğun korunmasına yönelik bu ilgi, ilk önceleri dinsel etkiler altında ve dinsel nitelikteki kuruluşlar aracılığı ile olmuştur. Bu ilginin, dinsel etkenler dışında toplum çerçevesin de kurumsallaşması 19. yy da başlamıştır. Bu gelişmeler, ailenin çocuk üzerindeki sınırsız egemenliğini giderek çocuğa karşı bakım ve koruma yükümlülüğüne dönüştürülmüştür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde devlet, aktif bir denetim yürütmeye başlamıştır.
Rönesansla birlikte  toplumun çocukların bakım ve korunmasında sorumlu olduğu inancı gelişmeye başlamıştır. 17 yy da eğitimciler çocukların dikkate değer olduklarını, yaşamın onların eğitimine adanması gerektiğini ve her bireyin anlaşılmaya ve yardıma muhtaç olduğunu ileri sürmeye başlamıştır.
19.yy sonları 20. yy. başları, modern çocukluk anlayışının oluştuğu dönem olarak kabul edilmiştir ise çocuğun yetişkinden ayrılmasında ve modern çocukluğun oluşmasında okullaşmanın temel etken olduğunu ileri sürülmektedir.
Modern çocukluk paradigması, toplumlarda çocuğun korunması düşüncesini geliştirmiştir. Bu düşüncenin bir sonucu olarak çocukların sorunları daha fazla toplumun gündeminde yer almaya başlamış, çocuklara yönelik sosyal politikalarda ve mevzuatta iyileştirmeler yapılmaya çalışılmıştır. Birleşmiş milletler genel kurulu tarafından 1989 yılında kabul edilen  ‘ÇHS’ nin de bu sürecin bir sonucu olduğu söylenebilir.
ÇHS çocukların haklarının korunması ve geliştirilmesi bakımından çocuk koruma sistemlerinin  çocuğun yüksek yararını temel alarak çalışmasını öngörmüştür.
Yüksek yarar kavramı ile çocuğun bedensel, zihinsel, duygusal, kültürel, ahlaki, hukuki, ve ekonomik bakımlardan korunup kollanması anlaşılmaktadır. Diğer bir ifade ile sevgi, ve özenli bakım, normal fiziksel, zihinsel, duygusal gelişme, hastalıklardan korunma, temel sağlık ve eğitim olanakları çocuk gelişiminin ve dolaysıyla çocuğun yüksek yararının vazgeçilmez unsurlarıdır.
Modern çocukluk paradigması öngördüğü çocuk koruma anlayışının iki önemli odak noktası vardır.
  1. Çocuğun korunması gereken edilgen bir nesne olarak görülmemesidir. Yani çocuk nesne değil öznedir ve devletin ya da ailenin bir malı olarak kabul edilemez.
  2. Çocukların özel muamele ve korunma ihtiyaçlarının kabul edilmesi ve çocukların korunması sorumluluğunun yetişkinlere verilmesidir.
Günümüzde çocuk koruma hizmetleri;
  1. Çocukların kötü muameleden korunması,
  2. Çocuğun sağlıklı gelişimi,
  3. Çocuklara en iyi yaşam koşullarının sağlanması,
  4. Çocukların yetişkinliğe başarılı bir giriş yapması
Çocuk korumanın en önemeli unsuru,
  1. Çocuklara yönelik riskleri önceden fark edebilme ve önlem almaktır. Böylelikle başta istismar ve ihmal olmak üzere, çocukların karşı karşıya kalabilecekleri her türlü riske yönelik kapsamlı önleme mekanizmalarıyla çocukların gelişimine olumsuz etki edebilecek durumların engellenmesi çocuk korumanın en önemli süreçlerinden biridir.
Yapılan değerlendirmeler ışığında, çocuğun korunması denilince çocuğun istismar ve ihmalden suça sürüklenmekten, bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikeye düşürecek durumlardan ve her türlü risklerden korunmasının anlaşıldığı söylenebilir.
 Bunun dışında çocukların gelişimini olumsuz etkileyecek ve yetişkinliğe başarılı bir giriş yapmalarını engelleyecek her türlü riskin önceden fark edilip engellenmesi de çocuk koruma sürecinin bir parçasıdır.
KORUMA ALTINDAKİ ÇOCUKLARIN EĞİTSEL SORUNLARI
  1. Koruma altındaki çocukların ortalamanın altında eğitimsel performans sergiledikleri ve aileleri yanında kalan çocuklara göre daha fazla davranış problemleri gösterme olasılıkların olduğu bilinmektedir.
  2. Okul performanslarında ve okula uyumlarında sorunlar yaşadıkları görülmektedir.
  3. Koruma altındaki gençler düşük mezuniyet, özel eğitime kayıt, sınıf tekrarı, okul davranış sorunları gibi birçok eğitsel sonuç yönünden yüksek risk grubundadır.
  4. Okuldaki özel programlara, kurslara, müfredat dışı kulüp ve sporlara ve diğer faaliyetlere katılmamaktadırlar.
  5. Korunmaya ihtiyaç içinde bulunan çocuklar okuldaki en dezavantajlı gruplardan biri olarak görülmektedir.
  6. Koruma altındaki çocukların eğitsel başarıları onların okul ve yerleşim yeri değişikliklerinden ve onların eğitimlerinden sorumlu temel kurum ve kişilerin iletişim ve işbirliğinden etkilenmektedir.
  7. Koruma altındaki çocuklar özellikle özel eğitim ve düzeltici okuma hizmetleri için tutarlı ve bilgili bir destekleyiciden yoksundurlar.
  8. Bazen öğretmenlerin ve akranlarının koruma altında olmalarını çocukların kendi hatası olarak gördükleri ya da olumsuz bir durumun üstesinden gelememelerine bağladıkları da görülmektedir. Bu durum onların davranışlarını etkilemekte ve dışlanmaya kadar uzanabilmektedir.
  9. Koruma altındaki çocukların eğitimlerinin ihmal edilmesinin onların yaşam becerilerinde son derece negatif  etkiye sahip olduğu görülmektedir.
Koruma altındaki çocuklar için yapılması gereken en etkili yol, gerek okulda gerekse okul dışında koruma altına alındıkları ilk günden başlayarak koruma altında bulundukları süre boyunca onlara çok sıkı bir eğitim desteğinin sağlanması olarak görülmektedir.
Modern çocukluk paradigması ve çocukları korunmasına yönelik bütüncül bakış açıları, çocuk korumanın sistem yaklaşımı çocuk koruma alanında da kullanılmaya çalışılmaktadır.
ÇOCUK KORUMAYA SİSTEM YAKLAŞIMI
            Çocukların korunması sorununun tek boyutlu olmadığı,
aile

toplum
yargı
eğitim
gibi sistemlerin çocukların korunması konusunda birbirleriyle, yakın etkileşim içerisinde olduklarının anlaşılmasıyla birlikte, çocuk korumada sistem yaklaşımının giderek ön plana çıkmaktadır.
SİSTEM YAKLAŞIMI
  1. Sistem yaklaşımı, belli bir grup yada kategorideki çocukları ele almaktan ziyade tüm çocuklar için çalışır.
  2. Sistem yaklaşımı, fonlanabilir bir ya da iki meseleye odaklanmaktan ziyade çocuk koruma meselelerinin her bağlamda, tüm aşamalarına değinir.
  3. Sistem yaklaşımı koordinasyonu geliştirerek, kıt kaynaklardan yararlanmayı artırarak ve tekrarı önleyerek var olan çocuk koruma yapılarını ve müdahalelerini daha etkili kılar.
  4. Sistem yaklaşımı, farklı düzeydeki tüm aktörlerin çocuk koruma çabalarını, ortak bir amaç ve ortak standartlar altında birleştirir.
  5. Sistem yaklaşımı, yanıtlayıcı ve düzenleyici tedbirler alır.
  6. Sistem yaklaşımı, çocuğun yüksek yararı ilkesine uygun olarak çocuğu korumaya güçlü vurgu yapar.
  7. Sistem yaklaşımı, çocuk haklarını korumayı başarmak için yapısal ve örgütsel araçlar sağlar.
Sistem yaklaşımı çocuk korumaya bütüncül bir yaklaşım getirmektedir.,
Sistem yaklaşımı tüm çocukların hedeflenmesi, sorunlara bütüncül olarak ele alınması,
Kaynakların etkin kullanımının sağlanması,
Farklı aktörlerin ortak bir amaç etrafında birleştirilmesi ve her durumda çocuğun yüksek yararına vurgu yapılması,
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Çocuk Koruma Bileşenlerini Şöyle Sıralamıştır.
  1. Yasal ve politik yapı
  2. Bilgi ve veri
  3. Koordinasyon
  4. İnsan ve finansal kapasite
  5. Önleyici ve düzeltici faaliyetler
  6. Savunuculuk ve farkındalık
Çocuk koruma fonu Çocuk Koruma Bileşenlerini Şöyle Sıralamıştır.
  1. Yasa ve politik yapı,
  2. Etkili düzenleme ve gözetim,
  3. Önleyici ve yanıtlayıcı hizmetler,
  4. Etkili koordinasyon,
  5. Bilgi ve veri,
  6. Becerikli bir çocuk koruma işgücü,
  7. Çocukların sesi ve katılımı,
  8. Bilinçli ve destekleyici bir kamu,
  9. Yeterli kaynak
  10. Yasal ve politik çerçeve; Sistemin yapısını, yetkilerini ve fonksiyonlarını tanımlar. Böyle bir çerçeve, çocuk koruma alanında çalışan farklı ama birbirleriyle ilişkili sektörlere dayanak olacak tüm temel mevzuatı içermelidir. Bu temel mevzuat, politika ve düzenlemelerle uyumlu olmalıdır. Mevzuat ve politikalarda, başta çocuk haklarına dair sözleşme olmak üzere, insan haklarıyla ilgili uluslararası diğer belgeler de göz önünde bulundurulmalıdır.
  11. Koordinasyon; sistem bileşenleri, birbirlerini ve diğer sistemleri etkilemektedir. Sistem parçaları arasındaki bu etkileşim, koordinasyonu zorunlu Kılmaktadır. Çocuk koruma sistemini güçlendirmek ve geliştirmek için hükümet kuruluşları, sivil toplum örgütleri, uygulayıcılar, gönüllüler ve farklı düzeylerdeki toplum mekanizmaları arasında bütüncül ve eşgüdümlü bir yaklaşım önemlidir.
  1. Kapasite; sistemin işlemesi için gerekli olanaklara, madde ve insan kaynakları ile finansal kaynaklara işaret eder. Çocuk risk altında olduğunda ya da istismara uğradığında çocukla temas kuran birçok profesyonel meslek elemanı ve gönüllü vardır. Sosyal çalışma görevlisi ve hukukçuların, polislerin ve çocukla etkileşim halinde olan diğer çalışanların motivasyon, bilgi ve beceri yönünden donanımlı olması, çocuk istismarını tanılama ve önleme yeterliliğine sahip olması gereklidir. Ayrıca bu çalışanların sayıca da yeterli olması gerekir. Toplum liderlerinin ve çocuk koruma alanında çalışan gönüllülerin de çocuk koruma ile ilgili belli düzeyde bilgi ve donanımlarının olması da önemlidir. Sistemin düzenli çalışması için yeterli finansman kapasite de gereklidir.
  1. Bilgi ve veri; Sistemin mevcut durumunu izleyebilmesi, eksiklerini giderebilmesi için bilgi ve veriye ihtiyaç vardır. Çocuk koruma sorunları ve iyi uygulamalar üzerine kanıta dayalı bilgi ve veri, politika gelişimlerini etkilemektedir.
  2. Savunuculuk ve farkındalık yaratma; Savunuculuk, çocukları korumak için karar vericiler, politika yapıcıları ve yetkilileri etkilemek için harekete geçmedir. Çocukların korumasına yönelik hizmetlerde halkın farkındalığını artırmak güçlü bir halk desteğine sahip olmak çocuk koruma sistemini daha etkili çalışmasına katkı sağlayacaktır.
  3. Önleyici ve düzenleyici hizmetler; formel, informel, kamu ve sivil toplum kapsamındaki tüm hizmet sunan kurumlar ve yapı ile süreci içerir.
Formal ; hükümet tarafından belirlenip onaylanır ve yasa, yönetmenlik ve politikalar tarafından yönlendirilir. İNFORMAL unsurlar ise koruyucu işlevler için devlet yetkisi olmaz, bunun yerine tutumlar, değerler, davranışlar, sosyal normlar ve toplumdaki geleneksel uygulamalar tarafından biçimlenir.
TÜRKİYEDE ÇOCUK KORUMA SİSTEMİNDE OKULUN  YERİ
Çocukların zorunlu olarak okula gitmeleri 18.yy da kıta Avrupa’sında reformcular tarafında ulusal eğitim sistemi konusu gündeme getirilmeye başlanmıştır. 1830’ ların sonunda 6-14 yaş arasındaki Prusya’lı çocukların % 80 i ilkokullarda sistematik bir eğitimden geçirilmiştir. Diğer ülkelerde de okullar kilisenin elinden alınmaya başlanmıştır.
  • İngiltere!’de 1880’de
  • Fransa’da 1882’de temel eğitim ücretsiz ve zorunlu hale geldi.
  • Amerika’da ise bu süreç 1852 de başladı
  • Osmanlıda ilköğretimin zorunluluğu, 11.Mahmut’un 1824 yılında yayınladığı fermana dayanmaktadır. Ancak bu ferman yalnızca İstanbul için ilköğretim zorunlu hale getirmiş.
  •  Osmanlı İlköğretimin tüm ülkede zorunlu hale gelmesi ise Tanzimat dönemine rastlamaktadır. Nisan 1847’de çıkarılan bir talimat ile ilk 4 yıllık Sıbyan mektepleri ve 2 yıllık Rüştiye mektepleri zorunlu öğretim kapsamına alınmış ve böylece 6 yıllık zorunlu öğretine geçilmiştir.
İngiltere de okulların çocuk koruma politik belgelerinde çocukların korunmasına ilişkin,
  • Okulun çocuk koruma sorumluluklarını yerine getirebilmesi için yeterli kaynak ve zaman sağlama,
  • Çocuk korumaya ilişkin politika ve süreçlerin uygulanmasını ve tüm personel tarafından takip edilmesini sağlama,
  • Programın öğrencilerin refah ve güvenliğine katkı sağlayacak şekilde yürümesini sağlama gibi görevleri bulunmaktadır.
OKUL KAYNAKLI SORUNLAR
  1. Okul personelinin koruma altındaki çocuklarla ilgili yeterli donanıma sahip olmaması,
  2. Yakınlarının, koruma altındaki çocuklarla görüştürmek istemesi
  3. Koruma altındaki çocuklara yönelik okuldaki dışlama
  4. Çocukların aile özlemini gidermede okulun yetersiz kalması
  5. Okulun kaynak sorunu ve maddi yetersizliği,
SOSYAL HİZMET KURUMU KAYNAKLI SORUNLAR
sosyal hizmet görevlilerinin vardiyalı çalışması koruma kararlı çocukların okula hazırlıklı gönderememesi
Koruma kararlı çocukların okula geliş-gidişlerin güvenli olmaması,
Sosyal hizmet görevlilerin çocuk bakımı konusunda yeterli donanıma sahip olmaması,
Çocuğun sosyal hizmet kurumunu istememesi,
DİĞER SORUNLAR
  1. korunma kararlı çocukların davranış sorunlarının olması
  2. Sosyal hizmet kurumlarıyla iletişimin yeterli ölçüde sağlanamaması
  3. Çocuğun durumu ile ilgili yeterli paylaşımın yapılamaması
  4. Koruma altındaki çocukların okula hazır bulunurluk düzeylerinin düşük olması
  1. Çok sayıda çocuğun aynı okula gitmesi
  2. Aşırı ilgi ya da aşırı ilgisizliğin çocuğu olumsuz etkilemesi,
  3. Koruma altındaki çocukların akademik ilgisizliği
  4. Koruma altındaki çocuklara özel ilgi istenmesi
  5. Koruma altındaki çocukların olumsuz bir durum yaşadığında üst makamlara ulaşması
  6. Sosyal hizmet kurumlarının okula destek olmaması.
KORUMA KARARLI ÇOCUKLARIN KORUNMASINDA OKULUN YAPILMASI GEREKENLER.
  1. Okul personeli koruma kararlı çocuklar hakkında bilgilendirilmeli,
  2. Daha iyi bir okul ortamı oluşturulmalı.
  3. Okulda koruma kararlı çocuklarla ilgili ortak bir çalışma yapılmalı,
  4. Rehber öğretmenler koruma kararlı çocuklarla daha yakından ilgilenmeli,
  5. Çocuğun öğretmene ve okula güven duyması sağlanmalı,
  6. Veli desteği sağlanmalı,
  7. Koruma kararlı çocuklara yönelik etiketlenme yapılmamalı,
  8. Koruma kararlı çocuklara rehberlik hizmeti sunulmalı,
  9. Okul koruma kararlı çocukların sorunlarına daha duyarlı yaklaşmalı,
  10. Koruma kararlı çocuklar diğer çocuklarla kaynaştırılmalı,
  1. Koruma kararlı çocukları sosyal servisin bilgisi dahilinde aileleri ile görüştürülmeli,
  2. Çocukların davranış gelişimleri ve akademik başarıları gözlenmeli,
  3. Diğer öğrenci velileri koruma kararlı çocuklar hakkında bilgilendirilmeli,
  4. Koruma altındaki çocuklar bir komisyon kararı ile sınıflara yerleştirilmeli,
  5. Koruma kararlı çocuklar akademik başarılarına göre sınıflara yerleştirilmeli,
  6. Çocuklar okuldan ayrıldıktan sonrada takip edilmeli,
  7. Koruma kararlı çocuklar için okula ayrı bir sosyal çalışmacı veya rehber öğretmen görevlendirilmeli,
  8. Koruma kararlı çocuklar ilişkin okullar ortak tutum belirlenmeli,
SOSYAL HİZMET KURUMU TARAFINDAN YAPILMASI GEREKENLER
  1. Okul ziyaretleri artırılmalı,
  2. Koruma kararlı çocuklar okula hazırlıklı gönderilmeleri,
  3. Ev sorumluları çocuk bakma konularında bilgilendirilmeli,
  4. Ev sorumluları çocuklarla daha yakından ilgilenmeli
DİĞER YAPILMASI GEREKENLER
  1. Okul-sosyal hizmet kurumu arasında iyi iletişim sağlanmalı
  2. Koruma altındaki çocuklara psikolojik destek sağlanmalı
  3. Görüş süreleri artırılmalı
  4. Koruma altındaki çocuklara sorumluluk bilinci kazandırılmalı,
  5. Çocukların korunmasını sağlayan tüm birimler ortak hareket etmeli,
  6. Koruma altındaki çocuklara dini sohbet yapılmalı,
  7. Korunma altındaki çocukların sorunları tespit edilip yardımcı olunmalı.
ÇOCUKLA İLGİLİ SORUNLAR
  1. korunma altındaki çocukların davranış sorunları
  2. Koruma altındaki çocukların ‘koruma altında olma’yı kullanması
  3. Korunma altındaki çocukların akademik başarısının düşük olması,
  4. Koruma altındaki çocukların sağlık sorunları,
  5. Korunma altındaki çocukların beslenme sorunları
  6. Koruma altındaki çocukların devamsızlık sorunları,
  7. Koruma altındaki çocukların ödev sorunu,
  8. Koruma altındaki çocukların risklere karşı savunmasızlığı,
  9. Koruma altındaki çocukların dağınık psikolojisi,
  10. Koruma altındaki çocukların düşük benlik saygısı.
 

 

ÇOCUK KORUMA HİZMETLERİNDE KOORDİNASYON ERKEN UYARI SİSTEMİ

Cafer Tayyar İĞDİR Sosyal Hizmetler Yorum Yok 2

ÇOCUK KORUMA HİZMETLERİNDE KOORDİNASYON ERKEN UYARI SİSTEMİ
       Proje hedeflerine ve uygulanacak birçok faaliyete yönlendirdiği için, bu belge daha detaylı şekilde analiz edilmelidir.
• Risklere maruz kalmak, gelişimde geri dönülmez etkiler yaratmaktadır. Özellikle karşı karşıya kalınan riskler yüzünden kaçırılan olumlu gelişim fırsatları (örneğin, eğitimini tamamlama) bir daha elde edilemeyeceğinden çocuğun hem bugününü hem de yarınını etkilemektedir.
• 2005 yılında çıkarılan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile öngörülen çocuk koruma mekanizması korunma ihtiyacı olan ve suça sürüklenen çocuklara yönelik her türlü bakım ve sağaltım (tedavi/terapi) süreçlerini kapsamaktadır.
• Önleyici sistem, olay meydana geldikten sonra müdahale eden sisteme göre çok daha geniş bir alanı kapsar, koordinasyona yönelik çalışmaların doğası da bu geniş alanı kapsamayı zorunlu kılmaktadır Bu da çocuğun biyopsiko-sosyal gelişiminin desteklenmesi bağlamında eğitim, sağlık, sosyal yaşam, barınma ve bakım gibi çok yönlü gereksinimlerin uygun şekilde karşılanmasını gerektirir.
• Bu ülke koşullarına uygun önleme ve müdahale alanları iyi tanımlanmış geniş ve sistematik çocuk koruma modelinin yapılandırılması ile sağlanabilecektir. EUS’nin üç bölümü bulunmaktadır:
1. Türkiye İçin Çocuk Koruma Hizmetlerinde Koordinasyon Modeli
2. Koordinasyon modelinin uygulanması için izlenmesi gereken strateji
3. Modelin uygulanması için faaliyet planı İki temel uygulama alanından oluşmaktadır:
1. Erken uyarı 2. Müdahale (kurumlar arası koordinasyon alanları
1. Merkezi Koordinasyon
2. İl Koordinasyonu
3. İlçe Koordinasyonu)
4. Bilgi Paylaşım Sistemi Bölüm
1 - Türkiye İçin Çocuk Koruma Hizmetlerinde Koordinasyon Modeli Bu bölümün iki temel uygulama alanı bulunur
– Erken Uyarı, Müdahale Alanı ve Kurumlar arası Koordinasyon Alanı.
1. Erken Uyarı Alanı Risk tarama süreci Çocuk Koruma Model’inin ilk adımı risk tarama ve tarama sonuçlarının etkin şekilde değerlendirilmesidir. 0-18 yaş arasında bulunan çocuklarla temas halinde olan kurumlar riski fark etme ve önleme sürecinin birincil sorumluluğunu taşırlar. Eğitim kurumları tarafından yapılan taramalarda riskin düzeyine göre farklı yol izlenir: Yüksek risk ya da çoklu risk varsa Ön Değerlendirme Ekibine başvurulur. Risk yüksek değilse veya birden fazla değilse ilgili sınıf öğretmeni/sınıf rehber öğretmeni, ilgili müdür yardımcısı ve Psikolojik Danışman’ın katılımıyla gerekli hizmetlerin planlanması için Risk Takip Kurulu toplanır. Bu toplantıda çocuğun gereksinimleri için uygun hizmetler planlanır ve gerekli yönlendirmeler aileye de bildirilerek yapılır. Ön değerlendirme ekibine başvurulduğunda süreci koordine etme sorumluluğu Ön Değerlendirme Ekibine geçer. Ancak, okul idaresi, öğretmen ve psikolojik danışman hem risk analizinde hem de önleme planının hazırlanması ve uygulanmasında Ön Değerlendirme Ekibi ile işbirliği yapar.
Birinci Düzey Yönlendirme Eğitimde öngörülen ikili yaklaşımın amacı, okul idaresinin ve psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin rol ve sorumluluklarını yerine getirmelerini sağlamak ve ön değerlendirme ekiplerinin karşılanamayacak bir iş yükü ile karşılaşmalarını önlemektir. Risk Takip Kurulu’na yapılan yönlendirme ‘’birinci düzey yönlendirme’’dir. Risk Takip Kurulu, öğretmen veya psikolojik danışman tarafından gündeme getirilen risk faktörünü inceler ve önlemek üzere ilin tüm imkânlarını kullanmayı da kapsayacak şekilde alınacak tedbirleri belirler. Birinci düzeydeki yönlendirme sonucunun beklenen etkiyi göstermemesi ya da risk koşullarının tekrarlaması ya da artması durumunda Ön Değerlendirme Ekibine başvurulur.
Ön Değerlendirme Ekibine Yönlendirme (İkinci Düzey Yönlendirme) Ön Değerlendirme ekibi öncelikle, eğitim hizmetleri, sağlık hizmetleri veya sosyal hizmetlerden gelen yönlendirmeler üzerine ilgili kurumlarda çocuğa ve ailesine ilişkin var olan bilgileri toplar ve ihtiyaçlarla ilgili ilk değerlendirme için ilgili kurumlardan (öğretmen, psikolojik danışman, sağlık personeli vb.) gelen meslek elemanları ile ‘’Strateji Toplantısı’’nı yapar. Bu toplantının amacı, çocuk/aile hakkındaki bilginin paylaşılmasını temin etmek ve bir eylem planı geliştirmektir. Toplantı, bu aşamadaki en önemli faaliyettir. Mevcut bilgiler gereksinim ve risk değerlendirmesi için yeterli değil ise, ‘’İleri Değerlendirme’’ sürecine geçilir. Bu değerlendirme sürecinde; çocuğun gelişimsel gereksinimleri, ebeveynlerinin ebeveynlik kapasitesi ve aile/çevre koşulları detaylı olarak ele alınır, risk değerlendirmesi yapılır ve gereksinimleri belirlenir. Yönlendirme Yapılan ileri değerlendirme sonucu iki farklı yol izlenebilir: a.) Aile önleme tedbirleri alınmasında işbirliği yapmak istediği takdirde, mevcut riskleri ortadan kaldırmak/en aza indirgemek için bir eylem planı geliştirilir ve aile ile paylaşılır. İlgili uzman personel belli aralıklarla bir araya gelir ve beklenen sonuçlara göre eylem planını değerlendirir. Bu değerlendirme ışığında, eylem planında ilgili değişiklikler (ek hizmetlere başvurma, hizmetin sonlandırılması vb.) gerçekleştirilir. b.) Aile önleme tedbirleri alınmasında işbirliği yapmak istemiyorsa, durum Ön Değerlendirme Ekibi tarafından hazırlanmış olan rapor ile beraber Çocuk Mahkemesi’ne müracaat için Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna devredilir. Ön Değerlendirme Ekibindeki sosyal hizmet uzmanı eğer aynı zamanda Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun bünyesinde ilgili birimde de görevli ise, hazırlamış olduğu rapor ve bu raporla ilgili adımları Sosyal Hizmet ve Çocuk Esirgeme Kurumu çalışanı olarak sürdürebilir. Müdahale Alanı: Çocuğun, çocuk koruma kanunu kapsamında hakkında yasal düzenlemelere gidilmesini gerektirecek bir durum ortaya çıktığında artık müdahale alanına girilmiş kabul edilir. Ön Değerlendirme ekibinin çocuk hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirlerin alınmasının uygun olduğu hakkındaki değerlendirme raporunun Sosyal Hizmetler Kurumu’na iletilmesi ile kayıt altına alınmış ve süreç başlatılmış olur. Müdahale Alanı’nın 4 bölümü vardır: 1. Tedbirlerin Planlanması 2. Tedbir Kararlarının Alınması 3. Tedbirlerin Uygulanması 4. Tedbirlerin Denetimi 1. Tedbirlerin Planlanması: Ön değerlendirme ekibinin çocuk hakkında hazırladığı ileri değerlendirme raporu ya da doğrudan istismar şüphesi ile yapılan ihbar sonucu Sosyal Hizmetler Kurumunun hazırladığı sosyal inceleme raporu doğrultusunda çocuk hakkında alınacak tedbir karar(lar)ının planlanması ve müracaatını SHM ilgili birimi yapar. 2. Tedbir Kararlarının Alınması: Çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı, çocuğun annesi, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Cumhuriyet savcısının isteğiyle veya re’sen çocuk hâkimi tarafından alınabilir. Çocuk Koruma Kanununda yer alan tedbirler; danışmanlık, sağlık, eğitim, bakım/barınma ve diğer kanunlarda yazılı tedbirlerdir. Tedbir kararı; çocuğun risk altına girmiş olan yaşama; gelişme, korunma ve katılım haklarının güvence altına alınması amacıyla verilir. 3. Tedbirlerin Uygulanması: Danışmanlık ve barınma tedbir kararları, ilgisine göre il millî eğitim müdürlükleri, ilçe veya il sosyal hizmetler müdürlükleri ya da yerel yönetimlere, eğitim tedbiri kararı, ilgisine göre il millî eğitim müdürlüklerine veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüklerine, bakım tedbiri kararı, ilçe veya il sosyal hizmetler müdürlüklerine, sağlık tedbiri kararı, il sağlık müdürlüklerine gönderilir. Tedbir kararlarını yerine getirmekle görevli kişi, kurum veya kuruluşlar tarafından, bu tedbir kararlarının nasıl gerçekleştirileceğine dair bir plan hazırlanarak mahkeme veya çocuk hâkiminin onayına sunulur. Mahkemeye veya çocuk hâkimi, gerektiğinde uygulama planının değiştirilmesini isteyebilir. Tedbir kararını veren mahkeme veya çocuk hâkimi, uygulayıcıdan tedbir kararlarının uygulanıp uygulanmadığını, tedbirin hedefinin gerçekleşip gerçekleşmediğini, uygulanan tedbirin çocuğun gelişimini hangi yönde etkilediğini en geç üçer aylık sürelerle raporlandırılmasını ister. Tedbirlerin uygulanması, amaca uygun şekilde oluşturulmuş ve özel psiko sosyal destek programları ve bunları uygulama konusunda uzman personelin bulunduğu kurumlarda gerçekleştirilir. 4. Tedbirlerin Denetimi: Hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilen, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı onanan, hükmün açıklanmasını erteleyen kararı verilen çocuğun denetim altına alınması kararı verilebilir. Koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilen çocuk hakkındaki kararın amacına ulaşmasını ve çocuğa etkin bir koruma ve gözetim hizmeti sunulmasını sağlamak için kararların yerine getirilmesinin izlenmesi ve denetlenmesi, Sosyal Hizmet Kurumu’nun görevidir (bugün Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’dür). Tedbir kararlarının denetimi ayrı bir ekip ve uzmanlık gerektirmektedir. Denetim görevlileri, çocuk ve aile ile işbirliği yaparak tedbirlerden beklenen amacın gerçekleşmesi için rehberlik hizmetleri sunmak için çalışır. Bu nedenle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürlükleri Aile tedbirlerin denetimi işlerini yürütecek bir birim (büro) oluşturulması öngörülmektedir. Tedbir kararını ya da kararlarını yerine getirecek olan kurum veya kuruluşlarla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürlükleri kurulacak denetim büroları ile denetimli serbestlik şubelerinin işbirliğinde bulunması, çocuk hakkında denetim planı ve denetim raporlarının çocuk hâkimleri ve tedbiri yerine getirmekle yükümlü kurumda bulunan uzmanlarla birlikte hazırlanması öngörülmektedir. Kamu Vesayeti: Ailesi dışında korunmasına karar verilen çocuk ile ailesi arasındaki kişisel ilişkinin şekli mahkeme tarafından düzenlenir. Ailenin vesayet yetkisinin kaldırıldığı durumlarda çocuğa bir kamu vasisi atanır. Kamu vasisi, çocuğun yasal temsilcisi olarak bütün haklarını koruyacak yetkilere sahip olur. Bu özelliği ile çocuğun vekilinden, denetim görevlisinden ve danışmandan ayrılır, bu yüzden bu kişiler dışında biri kamu vasisi olarak atanır. 2. Kurumlar Arası Koordinasyon Alanı Bu alan proje faaliyetleri üzerinde büyük etkilere sahiptir, bu nedenle detaylı olarak ele alınacaktır. Merkezi Koordinasyon Ülke düzeyinde çocuk koruma alanında hizmetlerin yürütülüşü Merkezi Koordinasyon tarafından izlenir; başlıca görevleri, kurumlar arasında koordinasyonu sağlamaktır. Adalet Bakanlığı Müsteşarının veya görevlendireceği bir müsteşar yardımcısının başkanlığında; İçişleri Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müsteşar yardımcıları, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürü ile Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü ve Eğitim Dairesi Başkanı düzenli olarak toplanır. Çocuk koruma hizmetlerinin koordinasyonu için stratejik plan, il stratejik planları ve çalışma programları ile bunların uygulanmasına ilişkin raporlar ve çocuk koruma alanındaki istatistikler ve araştırma sonuçları dikkate alınarak bu aşamada hazırlanır. Merkezi Koordinasyona dâhil olan Bakanlıklar, Merkezi Koordinasyon stratejik planında yer alan hedefleri kurumsal planlarına aktararak uygulama planlarını hazırlar. Bakanlıkların uygulamalarında ortaya çıkan sorunlar, Merkezi Koordinasyon’a iletilir ve ortak çözüm stratejileri yeni stratejik planda esas alınır. İl Koordinasyonu İl koordinasyonu, çocuk koruma sürecinde il düzeyinde gerekli altyapının oluşturulması için mekân, personel ve hizmet içi eğitim gibi her türlü ihtiyacın karşılanmasını, koruyucu ve destekleyici tedbirlerin işbirliği içinde yerine getirilmesini sağlamak ile görevlidir. Çocuk koruma sistemindeki tüm kurum ve kuruluşların üst düzey yöneticileri vali ya da vali yardımcısı başkanlığında düzenli aralıklarla toplanır ve sekreterya hizmetlerinden Sosyal Hizmet Müdürlükleri sorumludur. Merkezi Koordinasyonun hazırladığı stratejik plana uygun biçimde il stratejik planını hazırlar. Planı ve uygulama raporlarını düzenli olarak Merkezi Koordinasyona gönderir. Valilik Çocuk Hizmetleri Koordinasyon Merkezi İl koordinasyonunun işlerliğini artıracak yetkilerin verildiği ve vali (ya da ilgili vali yar. )emrinde hizmet veren bir merkezdir. Merkezin tam zamanlı çalışan bir müdürü ve sekreteryası bulunur. Merkez çalışmalarını ilgili kurumların (ASPİM, sağlık, eğitim, kolluk yerel yönetim, denetimli serbestlik) çocuk korumadan sorumlu şube müdürlerinden oluşan bir çalışma grubu ile yürütülür. Bu merkezin amacı; il koordinasyonu düzeyindeki çocuk koruma hizmetlerini izleme, planlama ve uygulanmasını sağlama yükümlülüğüyle ilgili teknik çalışmaları yürütmektir. İlçe Koordinasyonu İlçelerde koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu, il koordinasyonun işlevine paralel şekilde kaymakamlıkça yerine getirilir. Çalışmalarını merkezi koordinasyon ve il koordinasyonunun stratejik planını ve ilçenin ihtiyaçlarını dikkate alarak planlar ve ilçe düzeyinde karşılanamayan ihtiyaçları il koordinasyonuna bildirir. İl düzeyinde bütün ilçeler ile işbirliği içinde çalışmanın sağlanabilmesi için yılda en az bir kez il ve ilçe koordinasyonları ortak toplantı gerçekleştirir. Bilgi Paylaşımı Sistemi Çocuklar ile ilgili risk faktörlerinin izlenmesi, çocuk hakkındaki tedbirlerin ve sonuçlarının izlenmesi ve verilen tedbir kararları ile uygulamalarının izlenmesi alan çalışanlarının sahip olduğu bazı bilgilerin çalışanlar arasında paylaşımını gerekli kılar. Bu ihtiyaç, yöntem ve sınırlılıkları yasa ile belirlenmiş, kişisel verilerin kaydı ve paylaşımı açısından güvenliği sağlanmış ancak çocuğun yararının korunması için gerekli bilgilerin paylaşılmasına olanak veren bir bilgi paylaşım sisteminden yararlanılarak karşılanır. Ayrıca ülke genelinde çocuklara yönelik hizmetleri planlayabilmek için, çocuk koruma odaklı bir istatistik toplama ve analiz sistemi kullanılır. Çocuk Koruma Hizmetleri Koordinasyonu Modeli İçin Strateji Başlıca stratejik hedefler şunlardır: • Önlemeye odaklı ve adalet sistemi ile işbirliği içinde çalışan bir çocuk koruma modeli oluşturulması • Riskleri oluşmadan fark etme ve önlemeye odaklı çalışacak bir erken uyarı sisteminin oluşturulması • ÇK sistemine girişe ilişkin sorunların evrensel ÇK anlayışına uygun şekilde giderilmesi • Önleyici, koruyucu ve destekleyici tedbirlere ilişkin mekanizmaların etkili şekilde çalışmalarının sağlanması • Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanması ve denetimine ilişkin sorunların giderilmesi • İl Koordinasyonlarının stratejik düzeyde etkili şekilde çalışmasının sağlanması. Koordinasyon Modeli için Strateji’nin 10 bölümü bulunur. Bunlar; 1. Erken Uyarı Sistemi alanı: Farkındalık Yaratma - Duyarlılık 2. Erken Uyarı Sistemi alanı: Risk Tarama 3. Erken Uyarı Sistemi alanı: Ön Değerlendirme 4. Önleyici Hizmetlerin Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması 5. Çocuk Koruma Sistemine Giriş Alanının Düzenlenmesi 6. Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler Alanı: Tedbire Karar Verilen Alan 7. Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler Alanı: Tedbirlerin Uygulandığı ve Denetlendiği Alan 8. Çocuk Koruma Sisteminin İl ve İlçe Düzeyinde Koordinasyonu Alanı 9. Çocuk Koruma Sisteminin Genel Yapısı 10. Stratejik Planın Uygulanması ve Uygulanmasının İzlenmesi 50 Eğitim sektörü bağlamında tanımlanan ve proje hedeflerimizle ilgili olan 10 bölüm içerisinde yer alan temel 15 (50 sorun içerisinden) sorun şunlardır: 1. Kurumların riskli koşullarda yaşayan çocukları ve ailelerini, ilçe ve il düzeyindeki önleyici tedbirlerin alınmasında sosyal hizmetlerin yeterince yapılandırılmamış olması nedeniyle önleyici hizmetlere yönlendirme işlevini yerine getirememesi. 2. Tüm düzeylerdeki önleme çalışmalarına yeterli kaynak ve personel ayrılamaması, 3. İl bazında farklı kurumlar tarafından sunulan önleyici hizmetlerin birbiri ile işbirliği ve koordinasyon içinde çalışmamaları ve önleme ve müdahale tedbirleri için ayrılan kaynak ve kapasitenin kurumlardaki uzman personel ve müşteriler tarafından bilinmemesi. 4. Kurumu başarısız göstermemek için riskli çocukları yönlendirmeme ya da yardım edebilecek mercilere bildirmeme eğilimi. 5. İhbarları alarak korunma ihtiyacı olan çocuğun durumunu değerlendirecek çok disiplinli bir değerlendirme sisteminin olmaması 6. İhbarları almaktan ve duruma müdahale etmekten sorumlu ‘’tek bir giriş’’ kapısının ve standart bir uygulamanın bulunmaması. 7. Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin denetimi ile ilgili bir sistem kurulmamış ve uygulama standartlarının geliştirilmemiş olması, 8. Eğitim sistemi içinde önleyici hizmetlere öncelik verilememesi, ilde var olan koruyucu önleyici hizmetlerin bilinmemesi ya da çocuk ve ailelerin etkin bir şekilde yönlendirilememesi. 9. İllerde yeterli sayıda aile eğitimleri ve aile müdahale programlarının bulunmaması. 10. Öğretmenlerin iş yüklerinin yoğunluğu yüzünden hem taramaları yapma, hem de öğrenci ve velisi ile detaylı görüşmeler yapma zamanlarının çok kısıtlı olması 11. Detaylı gözlem olanağı veren ev ziyaretlerinin zaman darlığı yüzünden yapılamaması. 12. Çocukların okul dışında zamanlarını güvenli ortamlarda geçirme imkânlarının az olması 13. Mahkemelerin yeterli sosyal inceleme yapmadan ve raporlar hazırlamadan kararlar alması 14. Mahkemelerin ve savcılıkların ortak veri kayıt ve paylaşım sisteminin olmaması 15. Temel görevi taktik düzeyde kurumlar arasında koordinasyonu sağlamak olan İl Koordinasyonlarının bunu destekleyecek işlevsel mekanizmadan yoksun olması nedeniyle etkili çalışamaması İK toplantılarına kurumlardan üst düzeyde katılım olmaması. . Üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ile mahkeme hâkim ve savcıların katılımları yapılandırılmalıdır. Çocuk Koruma Sisteminin İl ve İlçe Düzeyinde Koordinasyon Alanı proje hedefleriyle yakından ilgili olduğu için özel bir vurgu yapılacaktır: ÇK sisteminin il ve ilçe düzeyinde koordinasyonuna ilişkin temel sorunlar şunlardır: • Temel görevi taktik düzeyde kurumlar arasında eşgüdümü sağlamak olan İl Koordinasyonlarının bunu destekleyecek işlevsel mekanizmadan yoksun olması nedeniyle etkili çalışamaması,. • Sosyal hizmetler müdürlüklerinin kendilerine verilen İl Koordinasyonlarının sekreterya görevini yapmakta zorlanması. • İK toplantılarına kurumlardan üst düzeyde katılım olmaması. • Üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ile mahkeme hâkim ve savcılarının İK toplantılarına katılmaması. • İl düzeyinde ihtiyaçların tespit edilmemesi ve bir çalışma programının bulunmaması. • İlçe koordinasyonlarının neredeyse hiç çalışmaması. Koordinasyon modelinin uygulanması için stratejideki temel hedefler (özet) şunlardır: • Önlemeye odaklı ve adalet sistemi ile koordinasyon içinde çalışan bir çocuk koruma modeli oluşturulması • Riskleri oluşmadan fark etme ve önlemeye odaklı çalışacak bir erken uyarı sisteminin kurulması • ÇK sistemine giriş ile ilgili sorunların evrensek ÇK kavramına uygun şekilde giderilmesi • Önleyici, koruyucu ve destekleyici tedbirlerle ilgili mekanizmaların etkin olarak çalışmasının sağlanması • Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanması ve denetimine ilişkin sorunların giderilmesi • İl koordinasyonlarının stratejik düzeyde etkin şekilde çalışmasının sağlanması Eğitim sektörü bağlamında tanımlanan ve proje hedeflerimizle ilgili olan temel 15 hedef şunlardır: 1. Çocuğa ve ailesine hizmet veren kurumlarda çalışan personelin bilgi, tutum ve becerileri geliştirilecektir. 2. Toplumun önleme konusunda bilinçlendirilmesi ve erken uyarı ve yönlendirme mekanizmalarına ilişkin bilgi sahibi olması sağlanacaktır. 3. Ebeveynlerin ve çocukların önleme konusunda bilinçlendirilmesi ve erken uyarı ve yönlendirme mekanizmaları hakkında bilgi sahibi olması sağlanacaktır. 4. Risk taramalarının e-okul sistemi içine alınması ve uygulanmasının zorunlu hale getirilmesi sağlanacaktır. 5. Okullarda riskin tanımlanması ve yönlendirilmesine yönelik çalışmaların eğitim müfettişlerinin denetim sistemine dâhil edilmesi sağlanacaktır. 6. Rehberlik Araştırma Merkezlerinin (RAM) – okulun Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık hizmetleri – desteklenmesi için önleme çalışmalarında kullanılmak üzere standart paket programların geliştirilmesi sağlanacaktır. 7. Okullarda ‘’Sınıf Rehber Öğretmeni’’ sistemi uygulamaları güçlendirilecektir. 8. İllerde ön değerlendirme ekipleri oluşturulacak ve yaygınlaştırılacaktır; ön değerlendirme için standartlar belirlenecek ve bütün ekiplerin kullanması sağlanacaktır. 9. İl düzeyinde önleyici hizmetler, aile ve ergen danışma ve mahalle bazlı sosyal hizmet çalışmaları oluşturulacaktır. 10. Sağlık, sosyal hizmet ve adli hizmetlerin koordineli olarak sunumunu sağlayacak ve mağdurların zarar görmesini önleyecek müdahale birimleri (çocuk koruma merkezleri) kurulacaktır. 11. Çocukların tüm süreçte uygun psiko-sosyal destekten yararlanmasını sağlamak üzere adli hizmetler ile sosyal hizmetlerin işbirliğini güçlendirici bir model geliştirilecektir. 12. İl ve ilçe düzeyinde tedbirleri uygulamaktan sorumlu kurumlar arasında işbirliği sağlayacak olan ve kanunda öngörülen mekanizmalar güçlendirilecektir. 13. Tüm il koordinasyonları ve ilçe koordinasyonları üyelerinin çocuk koruma alanlarında kurumlar arasında koordinasyonu ve işbirliğini sağlama görevini güçlendirecek bilgi, tutum ve beceri eğitimi alması sağlanacaktır. 14. Stratejik düzeyde de il koordinasyonlarının işlerliğini arttırmaya yönelik, il koordinasyonlarını operasyonel olarak destekleyecek, belirli yetkilerle donatılmış ve vali (veya ilgili vali yardımcısı) emrinde valilikler bünyesinde hizmet veren çocuk hizmetleri koordinasyon merkezleri kurulacaktır. 15. Merkezi koordinasyon tarafından hazırlanan Çocuk Koruma Stratejik Planının yansıması izlenecek ve stratejik planın öngörülen gerçekleştirilmesi sağlanacaktır. – Çocuk Koruma Hizmetlerinde Koordinasyon Eylem Planı Koordinasyon Eylem Planı 10 bölümden oluşmaktadır: 1. Erken Uyarı Sistemi alanı: Farkındalık Yaratma - Duyarlılık 2. Erken Uyarı Sistemi alanı: Risk Tarama 3. Erken Uyarı Sistemi alanı: Ön Değerlendirme 4. Önleyici Hizmetlerin Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması 5. Çocuk Koruma Sistemine Giriş Alanının Düzenlenmesi 6. Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler Alanı: Tedbire Karar Verilen Alan 7. Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler Alanı: Tedbirlerin Uygulandığı ve Denetlendiği Alan 8. Çocuk Koruma Sisteminin İl ve İlçe Düzeyinde Koordinasyonu Alanı 9. Çocuk Koruma Sisteminin Genel Yapısı 10. Stratejik Planın Uygulanması ve Uygulanmasının İzlenmesi Bu 10 alanda 46 hedef belirtilmektedir: • (46 hedef içinden) MEB’in katkısıyla gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Yalnızca Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek 6 hedef: Hedef 1.3 Ebeveynlerin ve çocukların önleme konusunda bilinçlendirilmesi ve erken uyarı ve yönlendirme hakkında bilgi sahibi olması sağlanacaktır. Hedef 2.1 Risk taramalarının e-okul sistemi içine alınması ve uygulanmasının (okul öncesi dâhil) zorunlu hale getirilmesi sağlanacaktır. Hedef 2.2 Okullarda (okul öncesi dâhil) riskin tanımlanması ve yönlendirilmesine ilişkin çalışmaların eğitim müfettişlerinin denetim sistemine dâhil edilmesi sağlanacaktır. Hedef 2.3 Rehberlik Araştırma Merkezlerinin (RAM) bölgelerindeki okullarda (okul öncesi dâhil) yapılan taramalarda ortaya çıkan risk koşullarına yönelik okul Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerini desteklemesi amacıyla önleme çalışmalarında kullanılmak üzere standart paket programların geliştirilmesi sağlanacaktır. Hedef 2.4 Okullarda “Sınıf Rehber Öğretmeni” sistemi uygulamaları güçlendirilecektir. Hedef 3.2 Risk durumlarında Ön Değerlendirme Ekibine yönlendirmenin esasları belirlenecek ve bütün alan çalışanlarınca bilinmesi sağlanacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı’nın katkılarıyla gerçekleştirilecek 12 (23 hedef içinden) temel faaliyet: 1. Uygulanan Aile Eğitim Programlarına önleme konusunda bilgi tutum ve beceri geliştirmeyi amaçlayan ek bir modülün geliştirilmesi 2. Çocuklara yönelik geliştirilen yaşam becerileri eğitimi programına yönelik olarak çocukların önleme konusundaki bilgi, tutum ve becerilerini geliştirmeyi hedefleyen ek bir modülün geliştirilmesi 3. Risk tarama formlarının e-okul sistemi içine dâhil edilmesi için gerekli program düzenlemesinin yapılması ve öğretmenler için risk tarama soruları ile ilgili e-eğitim modüllerinin ve el kitapçıklarının oluşturulması, öğretmenlerin e-okul sistemi konusunda bilgilendirilmesi 4. Psikolojik Danışmanlar/Rehber Öğretmenler ya da sınıf öğretmenleri tarafından uygulanacak önlemeye ilişkin (şiddet, ihmal, istismar, madde bağımlılığı vb.) standart paket programlarının geliştirilmesi. 5. RAM’larda ve okullarda çalışan Psikolojik Danışmanlar/Rehber Öğretmenlerin ya da okullarda çalışan sınıf rehber öğretmenlerinin ‘’önleme çalışmalarında kullanılacak’’ standart paket programlar vasıtasıyla bilgi ve yetkinliklerinin artırılmasına yönelik eğitimlerin uygulanması 6. Psikolojik Danışmanlar/Rehber Öğretmenler ve Ön Değerlendirme Ekibinin işbirliğini güçlendirmek için ‘’Eşgüdümlü Çalışabilme Eğitimi’’nin hazırlanması ve Psikolojik Danışmanlar/Rehber Öğretmenler ve Ön Değerlendirme Ekibine bu eğitimlerin verilmesi. Eğitimlerin Yaygınlaştırılması. 7. Okullarda Sınıf Rehber Öğretmeni sisteminin gözden geçirilmesi ve sınıf rehber öğretmenlerinin görev ve sorumluluklarının revize edilmesi 8. Sınıf Rehber Öğretmenlerinin rollerine ilişkin el kitapçığının oluşturulması 9. Sınıf Rehber Öğretmenlerinin riskleri erken dönemde tanıyabilme kapasitelerinin okuldaki rehber öğretmenler ve RAM vasıtasıyla geliştirilmesi 10. Nüfusa göre ihtiyaç duyulan ekip sayısı ve ekipler için gereken personel ihtiyacının il düzeyinde planlanması 11. Ekiplerin eğitim ve denetim ekibinin oluşturulması 12. Ön Değerlendirme Ekibine yönlendirme koşulları ve süreci hakkında alanda çalışan ilgili uzmanlara eğitim verilmesi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın katkılarıyla gerçekleştirilecek 12 (23 hedef içinden) temel hedef: Hedef 1.1 Çocuğa hizmet veren kurumlarda çalışanların riski fark etme ve yönlendirme konusunda bilgi, tutum ve becerileri geliştirilecektir. Hedef 1.2 Toplumun önleme konusunda bilinçlendirilmesi ve erken uyarı ve yönlendirme mekanizmaları hakkında bilgi sahibi olmaları sağlanacaktır. Hedef 3.1 İllerde Ön Değerlendirme ekipleri kurulacak ve yaygınlaştırılacaktır. Hedef 4.2 Aile ve ergen danışma hizmetleri yaygınlaştırılacaktır. Hedef 5.1 İstismar durumlarında sağlık, sosyal hizmet ve adli hizmetlerin koordineli biçimde sunulmasını sağlayacak ve mağdurların müdahale süreçleri içinde zarar görmesini engelleyecek müdahale birimleri (çocuk izleme merkezi gibi çok disiplinli çalışma esasına göre çalışan sağlık birimleri) kurulacaktır. Hedef 7.1 Alınan koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarına ilişkin uygulama planlarının ve raporlarının uygun gerekçelere dayalı ve ulaşılması beklenen bir hedefi olacak şekilde hazırlanması sağlanacaktır. Hedef 7.2 Bakım ve sağlık tedbiri kararlarının uygulanmasını kolaylaştırmak için çok disiplinli bir ekibin hizmet verdiği bakım-tedavi-rehabilitasyon modeli veya merkez kurulacaktır. Hedef 7.4 Eğitim tedbiri kararlarının yerine getirilebilmesi için, uzun süre eğitim sistemi dışında kalan çocukların örgün eğitime uyumunu güçlendirecek telafi eğitim programları hazırlanarak uygulamaya konulacak, zorunlu eğitim çağı dışına çıkmış ancak ilköğretimi tamamlamamış olan çocuk eğitim almaları sağlanacaktır. Hedef 7.6 Danışmanlık tedbiri kararlarını uygulayacak yeterli sayıda ve uzmanlıkta danışmanın eğitimi temin edilecektir. Hedef 7.7 Koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının denetimini yapmakla yükümlü sosyal hizmetler il müdürlükleri bünyesinde denetim bürosu oluşturulacak ve denetim planı ve raporlarının incelemeyi gerçekleştiren sosyal hizmetler görevlileri ve çocuk halimlerine danışma sonucunda hazırlanması sağlanacaktır. Hedef 7.8 Güvenlik tedbirleri ve yargılama usulleri konusunda mevzuat değişikliği yapılacak ve güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceği yeterli sayıda uzman personel ve uygun psiko sosyal programlara sahip kuruluşlar oluşturulacaktır. Hedef 9.5 Çocuk koruma mevzuatının uygulamaları düzenli olarak izlenecek, ihtiyaca göre yeniden düzenlenecek ve ilgili kurum mevzuatları bu kanun ile uyumlu hale getirilecektir. MEB’in katkılarıyla gerçekleştirilecek 12 hedef bünyesinde geliştirilecek 15 temel (70 faaliyet içerisinden) faaliyet: 1. Merkezi (adli sistem, eğitim, sağlık, gençlik ve spor, sosyal hizmetler vb.) ve yerel yönetimlerde çalışan personelin önleme, riski tanılama ve yönlendirme alanında bilgi, tutum ve becerisini geliştirici eğitim programları hazırlanacaktır. 2. Toplumu, çocuk koruma mekanizması (önleme, ihbar ve koruma) konusunda bilinçlendirecek kampanyalar düzenlenecektir. 3. Bilgilendirici doküman hazırlanması (broşür, afiş, film vb.) 4. İl düzeyinde ihtiyaç duyulan ön değerlendirme ekiplerinin sayısının, ekiplerin personel sayısının ve ekiplerin eğitilmesi, eğitimin sunulması ve ön değerlendirme ekiplerinin denetiminin planlanması. 5. İl ihtiyaç analizine göre aile ve ergen danışma merkezlerinin tüm nüfusu kapsayacak biçimde yaygınlaştırılması için gerekli zaman, kaynak ve personel ihtiyacını gösterir bir uygulama planının hazırlanması. 6. Pilot çalışma sonuçları dikkate alınarak, istismar durumlarına müdahale edecek ve sağlık, sosyal hizmet ve adalet hizmetlerinin koordineli şekilde sunulmasını sağlayacak çocuk koruma merkezlerine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi. 7. Çocuk Koruma merkezlerinin kurulması ve Merkez’lerdeki personelin eğitilmesi 8. Bakım, tedavi ve rehabilitasyon merkezlerine hizmet esasları mutabakata varılarak Adalet Bakanlığı, ASPB, Sağlık Bakanlığı ve MEB temsilcilerinden oluşan bir çalışma grubu oluşturulması. 9. Bu merkezlerde uygulanacak bakım, rehabilitasyon, tedavi programlarının hazırlanması ve personelin eğitilmesi. 10. 10-14 yaş grubu içerisinde yer alan, okula kaydolmamış ya da kayıtlı olduğu halde sürekli devamsız olan çocuklara için hazırlanmış ‘’Yetiştirici Sınıf Öğretim Programı’’nın geliştirilmesi ve zorunlu eğitim çağından çıkan ve ilköğretim mezunu olmayan çocukların eğitim almasını engelleyen mevzuatın değiştirilmesi. 11. Öğretmenlerin ve okul idarecilerinin, hakkında tedbir kararı alınan çocuklarla çalışma becerilerinin geliştirilmesi için eğitim programı hazırlanması ve uygulanması. 12. Danışmanlık tedbiri uygulamalarının izlenmesi için alan araştırması yapılması. 13. İl müdürlüklerinde denetim merkezlerinde çalışan ve denetim görevlilerine eğitim veren görevlilerin rollerini gösteren bir kılavuzun hazırlanması. 14. Çocuk koruma alanında önleyici ve destekleyici tedbirleri uygulayacak kurumlar için psiko-sosyal programların hazırlanması. 15. Çocuk Koruma Koordinasyon Merkezlerinin oluşturulmasında il koordinasyonunu sağlayacak bütçede pay ayrılması.

OKULLARDA ERKEN UYARI MODELİNİN İŞLEYİŞİ

Cafer Tayyar İĞDİR Sosyal Hizmetler Yorum Yok 0

OKULLARDA ERKEN UYARI MODELİNİN İŞLEYİŞİ
 
Tarama Süreci
Erken Uyarı Modelinin ilk adımı çocukların yaşamlarındaki risk koşullarının taranması ile başlamaktadır. Tarama sorularının bulunduğu RİDEF formları İl Milli Eğitim Müdürlüğünce belirtilecek tarihte belirtilecek merkezden okul yönetimlerince öğrenci sayıları kadar teslim alınarak sınıf öğretmenleri/sınıf rehber öğretmenlerine teslim edilecektir. Öğretmenlerin 2012-2013 Eğitim Öğretim Yılı 1. Dönemi sonuna kadar bu sorulara ilişkin bilgileri öğrenciden, velisinden, e-okul sisteminden veya okul yönetiminden alması beklenmektedir. Ayrıca öğretmenlerin öğrenciler ve aileleri hakkında gözlemlerini de ilgili sorularda belirtmeleri beklenmektedir.
İlkokul öğrencileri için RİDEF 1-4 Formu’nun sınıf öğretmenleri tarafından doldurulması gerekmektedir. Ortaokul ve lise öğrencileri için ise taramalar iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşamada RİDEF ÖĞRENCİ FORMU (5.-12. Sınıf) öğrencilere sınıf rehber öğretmenleri tarafından rehberlik saatinde doldurtulacaktır. İkinci aşamada ise RİDEF (5.-12. Sınıf)’nin 2012-2013 Eğitim Öğretim Yılı 1. Döneminin sonuna kadar sınıf rehber öğretmenleri tarafından doldurulmaları gerekmektedir. Bu işlemler sırasında RİDEF ÖĞRENCİ FORMU (5.-12. Sınıf) dışındaki formların asla öğrenciye doldurtulmamasına ve formun doldurulması için veliye gönderilmemesine dikkat edilmelidir.
 
Risk Takip Kurulunun Oluşturulması
Risk Tespiti ve Risk Takip Kurulunca Değerlendirme
 
Tarama sürecindeki değerlendirme sonucu risk koşullarının tespit edilmesi sonrasında sınıf öğretmeni/sınıf rehber öğretmeninin Risk Takip Kurulu'nu toplaması beklenmektedir. Risk Takip Kurulu (RİTA) sınıf rehber öğretmeni, okul rehber öğretmeni ve o sınıftan sorumlu müdür yardımcısından oluşur. Risk Takip Kurulunun amacı, risk seviyelerine göre çocuklar için okul bünyesinde ve okul dışındaki kurumlar tarafından yapılabilecek çalışmaları planlayarak varolan risk koşullarının olumsuz etkisini azaltmaktır (ör: okul içinde rehberlik hizmetleri, akademik destek, akran desteği gibi çalışmaları planlamak ve maddi yoksunluk için Kaymakamlık - Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakfına, aile eğitimleri için Halk Eğitim Merkezlerine, aile danışmanlığı için Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü gibi okul dışı kurumlara yönlendirme). Yapılan planda okul içi ve okul dışı çalışmaların kimler tarafından yürütüleceğini somut adımlar ile açıkça belirtilir. Planın takip sürecinde ise ortak olarak belirlenen tarihte tekrarlanan RİTA toplantısında beklenen olumlu gelişmeler elde edilmiş ise çocuğun takibi okulda devam eder.
 
Ön Değerlendirme Ekibine Başvuru
 
Çalışmalar sonucunda beklenen gelişmeler elde edilmemiş ya da daha yoğun risk durumlarının varlığı anlaşılmış ise daha kapsamlı değerlendirme ve hizmet planlaması için Ön Değerlendirme Ekibine başvurulur.
  • Ön Değerlendirme ekibine başvuru, risk takip kurulunda alınacak karar üzerine RİTA’da yer alan okul müdür yardımcısının Valilik Çocuk Hizmetleri Koordinasyon Merkezi Koordinatörünün telefon ile aranması sureti ile yapılır.
(Valilik Çocuk Hizmetleri Koordinasyon Merkezi Telefon Numarası:
0224-273 50 00 Dahili: 410 ve 415 )
  • Ön Değerlendirme Ekibinin risk altında olduğu düşünülen çocukla ilgili kendi kurumlarında bulunan bilgileri toplayabilmeleri için başvuru yapılırken yazının ekinde bulunan “Ön Değerlendirme Ekine Başvuru Sırasında Verilecek Bilgiler” formundaki bilgiler önceden hazırlanarak Valilik Çocuk Hizmetleri Koordinasyon Merkezi Koordinatörüne, başvuruyu yapan okul müdür yardımcısı tarafından aktarılır.
  • Valilik Çocuk Hizmetleri Koordinasyon Merkezi Koordinatörü, ilgili Ön Değerlendirme ekibini okula yönlendirerek Risk Takip Kurulu ile toplantı düzenlenmesini sağlar.
  • Toplantının sekretaryasını Ön Değerlendirme Ekibi yürütür ve toplantı tutanağını tutarak yapılacakları gösteren bir plan hazırlar. “Ön Değerlendirme Ekibi Toplantı Tutanağı” toplantıya katılanlar tarafından imzalanarak, bir kopyası okula bırakılır.
  • Ön Değerlendirme Ekibi ve Risk Takip Kurulu hazırlanan planda gösterilen esaslar çerçevesinde işbirliği içerisinde çalışmaları sürdürür.
 
Ön Değerlendirme Ekibinin Değerlendirmesi
 
Okuldaki temel çalışmaların sonuçsuz kaldığı durumlarda okulun bulunduğu bölgede çalışan ve bir sosyal hizmet uzmanı, bir psikolojik danışman ile bir çocuk polisinden oluşan Ön Değerlendirme Ekibi aldığı başvuru sonrasında okula gelerek RİTA üyelerinden öğrencinin durumu ve okulda yapılan çalışmalar ile ilgili bilgi alır. Bu bilgiler doğrultusunda yapılması gereken değerlendirmeler ve hizmet yönlendirmeleri Ön Değerlendirme Ekibi ve RİTA işbirliği temelinde planlanır. Ön Değerlendirme Ekibinin amacı çocuğun risk koşullarını bertaraf etmek için erken dönem önleme çalışmalarının etkin bir şekilde yürütülmesini sağlamaktır.
Okul bünyesinde tanımlanan adımlar ile önleme çalışmaları yürütülmesi ve gerekli görülen noktalarda Ön Değerlendirme Ekibi ile işbirliği yapılması, çocuğun ihmal/istismar, okulu terk etme ya da madde bağımlılığı vb. olumsuz durumlar oluşmadan korunmasını sağlayacaktır. Burada temel yaklaşım, risklerin gerçekleşmeden önce fark edilmesi ve gerekli önlemlerin alınabilmesidir.
 
Erken Uyarı Modelinin okul içindeki işleyişi ve okul personelinin rol ve sorumluluklarının aşağıda sunulduğu biçimde gerçekleştirilmesine özen gösterilmesi gerekmektedir.
A. SINIF ÖĞRETMENİ/SINIF REHBERÖĞRETMENİNİN ROL VE SORUMLULUKLARI
Rolü
Yıllık taramalar ve yıl içindeki edinilen bilgiler ve gözlemler doğrultusunda çocuğun risk durumunu değerlendirmek ve önleme için çalışmak.
Sorumlulukları
1. Tarama Sürecindeki Sorumlulukları
 
a.  Sınıf öğretmeni/Sınıf rehber öğretmeni sınıfındaki öğrencilerin risk koşullarını taramak amacıyla her öğrencisi için ayrı ayrı olmak üzere, 2012-2013 Eğitim Öğretim Yılı 1. Dönem sonuna kadar okul yönetimi tarafından kendisine teslim edilen RİDEF’lerde bulunan risk göstergelerine ait soruları cevaplar. Bu işlemler sırasında “RİDEF ÖĞRENCİ FORMU (5.-12. Sınıf)” dışındaki formları öğrenciye asla doldurtmaz ve formu doldurması için veliye göndermez.
 
b.  Sınıf öğretmeni/Sınıf rehber öğretmeni tarama sorularının tamamlanması sonrasında RİDEF risk gösterge hesaplamalarında belirtilen ölçütler doğrultusunda değerlendirmesini yapar ve öğrencinin risk koşullarının Risk Takip Kurulu'nu toplamak için gerekli seviyede olup olmadığına belirtilen ölçütler doğrultusunda karar verir.
 
2.  RİTA Değerlendirme Sürecindeki Sorumlulukları
 
a.  Sınıf öğretmeni/Sınıf rehber öğretmeni risk koşullarının belirtilen seviyenin üstünde olan öğrencilerin durumunu konuşmak ve plan yapmak için okul rehber öğretmenini ve ilgili müdür yardımcısını RİTA toplantısına çağırır. Bu toplantıda sınıfında RİTA'da konuşulması gereken tüm öğrencileri teker teker ele alarak risk alanlarını belirtir.
b.  RİTA'da karar verilen planı öğrencinin kendisine ve velisine bildirir.
c.  RİTA'da yapılan plan doğrultusunda öğrenci ile yapması planlanan somut çalışmaları
yapar.
d.  RİTA Takip toplantısının tarihi geldiğinde RİTA'yı tekrar toplar.
 
3.  Ön Değerlendirme Ekibi İle İşbirliği Sürecindeki Sorumlulukları
 
RİTA'da ele alınan öğrencinin risk durumu Ön Değerlendirme Ekibine yönlendirmeye gerek duyulacak düzeyde ise Ön Değerlendirme Ekibi ile yapılan toplantıya katılır.
 
B. REHBER ÖĞRETMENİN ROL VE SORUMLULUKLARI
 
Rolü
Öğrencilere yönelik önleme programları geliştirmek, çocuklara yönelik riskleri fark etme, analiz etme, önleyici hizmetlere yönlendirme çalışmalarını yürütmek, öğretmenlerin önlemeye yönelik çalışmalarını desteklemek.
 
Sorumlulukları
1.  Önleme Çalışmalarındaki Sorumlulukları
 
a. Okulda öğretmenlerin önleme konusunda bilgi ve duyarlılıklarını arttırmak için ilgili
eğitim/bilgilendirme toplantıları ve çalışmaları düzenler.
b. Öğretmenlere, önleme konusunda öğrencileri ile ilgili soruları olduğunda danışmanlık hizmeti verir.
c.  Okulun öğrenci profilinde var olan zorlayıcı koşulları azaltmak için önleme çalışmalarını programlar ve yürütür.
 
2.   Tarama Sürecindeki Sorumlulukları
Rehber öğretmen tarama sürecinde sınıf öğretmenine/sınıf rehber öğretmenine soruların doldurulmasında destek verir.
3.   RİTA Değerlendirme Sürecindeki Sorumlulukları
a. Taramaların değerlendirilmesi sonrasında RİTA toplantısında yer alır.
b. RİTA'da oluşturulan planda öğrenciyle ya da aileyle yürütülecek danışmanlık çalışmalarını üstlenir.
c.  RİTA takip toplantılarında yaptığı çalışmaları ve sonuçlarını sunar.
d. RİTA'nın takip toplantısında yönlendirme kararı verdiyse, Ön Değerlendirme Ekibi ile vaka hakkında paylaşacağı bilgilerin toplanmasında görev alır.
 
4. Ön Değerlendirme Ekibi İle İşbirliği Sürecindeki Sorumlulukları
a.  RİTA'da öğrencinin risk durumu Ön Değerlendirme Ekibine yönlendirmeye gerek
duyulacak düzeyde ise Ön Değerlendirme Ekibi ile yapılan toplantıya katılır.
b.  Ön Değerlendirme Ekibi ile yapılan toplantının planı doğrultusunda danışmanlık görevi planlandıysa bu çalışmalarına devam eder.
 
C. RİTA'DA BULUNAN MÜDÜR YARDIMCISININ ROLÜ VE SORUMLULUKLARI
 
Rolü
Okulunda riskleri önceden fark edebilen bir mekanizmanın işletilmesinde etkin rol almak. Risk Takip Kurullarının toplanmasını ve hizmetlere yönlendirme sürecinin sağlıklı çalışmasını sağlamak.
 
Sorumlulukları
1. RİTA Değerlendirme Sürecindeki Sorumlulukları
a. Okulunda RİTA'ların etkin çalışabilmesi için gerekli desteği sunar.
b. İlgili müdür yardımcısı RİTA'nın toplantısına katılır ve planda kurumlar arası gerekli
yönlendirme konularında (ör: Kaymakamlık - Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakfına
yönlendirme konusunda gerekli yazıyı yazmak) destek verir.
 
2.Ön Değerlendirme Ekibi İle İşbirliği Sürecindeki Sorumlulukları
a. RİTA'da öğrencinin risk durumu Ön Değerlendirme Ekibine yönlendirmeyi gerekli
kılıyorsa, RİTA'nın aldığı karar doğrultusunda müdür yardımcısı Valilik Çocuk Koruma
Hizmetleri Koordinasyon Merkezi'ni telefon ile arayarak Ön Değerlendirme Ekibi için
başvuruda bulunur.
b.  Toplantının sekreteryasını Ön Değerlendirme Ekibi yürütür ve toplantı tutanağı olarak “Ön Değerlendirme Ekibi Toplantı Tutanağı”nı doldurur ve yapılacakları gösteren bir plan hazırlanır. Tutanak toplantıya katılanlar tarafından imzalanır, bir kopyası okula öğrencinin dosyasına konmak üzere bırakılır.
 
D. MÜDÜRÜN ROL VE SORUMLULUKLARI
Rolü
Okulunda riskleri önceden fark edebilen bir mekanizmanın işletilmesinde önderlik etmek, fark etme sürecinin sağlıklı çalışmasını sağlamak.
 
Sorumlulukları
1. Müdür, okulunda yürütülen ve yeni eklenecek olan önleme çalışmalarına tam desteğini verir ve öğretmenlerin önleme anlayışını benimsemesini sağlamak için rehber öğretmene destek verir.
  1. Müdür, okulunda RİTA'ların etkin olarak çalışabilmeleri için ilgili müdür yardımcılarını RİTA'larda bulunmak için görevlendirir.
  2. Müdür, RİTA'nın kararı doğrultusunda riskleri erken dönemde bertaraf etmek için Ön Değerlendirme Ekibi'nin olgu ile ilgili toplantı için okula çağrılmasını destekler.
 
 
 
 
 

DANIŞMANLIK TEDBİR KARARI VE EKLERİ

Cafer Tayyar İĞDİR Sosyal Hizmetler Yorum Yok 0

 

DANIŞMANLIK VE EĞİTİM TEDBİRLERİ İLE BİLGİLER

DANIŞMANLIK TEDBİRİ
Çocuk Koruma kanununa göre verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının uygulanması hakkında yönetmeliğin 12.maddesinde-
(a) Danışmanlık tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda; çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeye yönelik rehberlik tedbirleridir.
(b) Danışmanlık tedbirleri, çocuğun ailesi yanında korunmasını sağlamak veya çocuk hakkında verilen tedbir kararlarının uygulanması sırasında onu desteklemek ya da uygulanması muhtemel tedbirler hakkında bilgilendirmek amacıyla uygulanır.
 (c) Özel veya kamu sosyal hizmet kurum veya kuruluşlarında ya da ailesi yanında kalmakta olan ve hakkında danışmanlık tedbirine karar verilen çocukların bedensel, zihinsel, psiko-sosyal, duygusal gelişimini desteklemek, okul, aile ve sosyal çevresi ile uyumunu güçlendirmek ve yeteneklerine uygun bir meslek sahibi olarak hayata hazırlanmalarını sağlamak amacıyla okul başarısını arttırma, madde kullanımı, davranış bozukluğu, ergenlik sorunları, aile içi iletişim gibi çocuğun, ailesinin ve çocuğun bakımını üstlenen kişilerin ihtiyaçlarına uygun konularda rehber ve danışman olarak görevlendirilmiş bulunmaktasınız.
      (ç) Çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere; anne baba eğitimi, aile danışmanlığı, aile tedavisi gibi konularda danışmanlık hizmetleri sunulur.
       Eğitim tedbiri
       Madde 13 - (1) Eğitim tedbiri, çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı olarak devamına; bu şekilde eğitim alması mümkün olmayan çocukların evde eğitim almalarına, özel eğitim almaları gereken çocukların eğitsel ihtiyaçları doğrultusunda ilgili eğitim kurumuna devamına, kendilerine, ailelerine, öğretmenlerine ve okul personeline; uzman personel, araç gereç sağlanmasına yönelik tedbirler ile çocuğun iş ve meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine veya meslek sahibi bir ustanın yanına yahut kamu ya da özel sektöre ait işyerlerine yerleştirilmesine yönelik tedbirlerdir.
Tedbir kararlarının kaldırılması veya sona ermesi
       2006 tarihli Yönetmeliğin 11.maddesinde - (1) Hâkim, çocuğun gelişimini göz önünde bulundurarak koruyucu ve destekleyici tedbirin kaldırılmasına karar verebilir. Bu karar acele hâllerde, çocuğun bulunduğu yer hâkimi tarafından da verilebilir. Ancak bu durumda karar, önceki kararı alan hâkim veya mahkemeye bildirilir.
       (2) Tedbir kararının kaldırılmasını, denetim görevlileri, çocuğun velisi, vasisi, bakım ve gözetimini üstlenen kimseler, tedbir kararını yerine getiren kişi ve kuruluşun temsilcileri ile Cumhuriyet savcısı talep edebilir.
       (3) Tedbirin uygulanması, onsekiz yaşın doldurulmasıyla ayrıca bir karara gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erer. Ancak hâkim, eğitim ve öğrenimine devam edebilmesi için ve çocuğun rızası alınmak suretiyle tedbirin uygulanmasına belli bir süre daha devam edilmesine karar verebilir.
** Çocuk Koruma Kanunu’na göre verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının uygulanması hakkındaki yönetmeliğin 5. maddesi doğrultusunda hazırlanan danışmalık tedbiri ve eğitim tedbiri planları doğrultusunda üçer aylık periyotlarla görevli öğretmen tarafından  (kaldırılması veya devamı yönünde) bir rapor hazırlanır ve hazırlanan rapor,  İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim ve Rehberlik bölümüne gönderilir.
 
 
 
                           
DANIŞMANLIK TEDBİRİ  VELİ GÖRÜŞME FORMU
 
ADI-SOYADI:  …………………………………………               AKRABALIK DURUMU:……………………………………………………
GÖRÜŞME TARİHİ: ….../……/2010                                             GÖRÜŞME NO:………………..
ADRESİ:……………………………………………………………………………………………………………………………………………..
 …………………………………………………………………… TELEFONU:.......................................
GÖRÜŞME KONUSU:……………………………………………………………………………………………………………………….
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
                                                                                                                                            
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
DANIŞMANLIK TEDBİRİ  GÖRÜŞME FORMU
 
ADI-SOYADI:  …………………………………………               ANA –BABA ADI:……………………………………………………
DOĞUM TARİHİ:…./…../….
GÖRÜŞME TARİHİ: ….../……/2010                                            GÖRÜŞME NO:………………..
ADRESİ:……………………………………………………………………………………………………………………………………………..
 …………………………………………………………………… TELEFONU:.......................................
GÖRÜŞME KONUSU:………………………………………………………………………………………………………………………
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
DANIŞMANLIK TEDBİRİ UYGULAMA PLANI
 
Programdan yararlanacak kişi :  ÖĞRENCİNİN  ADI-SOYADI
                                                      :   BABASI
                                                          ANNESİ
TARİH DANIŞMA KONUSU  
AMAÇ
DANIŞMA HİZMETİNDEN YARARLANACAK KİŞİ / KİŞİLER
 
……….
 
 
Bireyi tanıma ve tanıtma faaliyetleri
 
Bireyi tanımak,tanıtmak sosyal ve gelişimsel açıdan durum tespiti yapmak.
 
ÖĞRENCİ/ KİŞİ
…………  
Aileyi tanıma
 
Aileyi tanımak, sosyo-ekonomik açıdan durum tespiti yapmak.
 
 
AİLESİ
 (ADI-SOYADI)
…………  
Kendini değerlendirme
 
Bireyin kendi ile ilgili düşüncelerini fark etmek ve ettirmek
 
 
ÖĞRENCİ/ KİŞİ
…………  
Ergeni tanımak
 
Ergenliğin genel özelliklerini fark ettirmek
 
AİLESİ
 (ADI-SOYADI)
…………  
Davranışları değerlendirme
 
Güvenli, çekingen, atılgan ve saldırgan davranışları tanımak.
 
 
ÖĞRENCİ/ KİŞİ
…………  
Etkili iletişim
 
Ailenin ergenlik dönemindeki çocukları ile nasıl ilişki kuracağını bilmeleri ve iletişim becerilerini ilişkilerinde kullanabilmelerini sağlamak.
AİLESİ
 (ADI-SOYADI)
…………  
Önceki ,şimdi ve gelecekteki ben
 
Bireyin kişisel özellikleri hakkında geçmiş, şimdi ve gelecek boyutunda düşünmesini ve bu özelliklerin zaman içerisinde değişebileceğini sağlamak.
 
ÖĞRENCİ/ KİŞİ
…………  
Gelişim çağı Risk faktörleri ve riski yönetmek
Aileye Risk etkenlerinin kendileri ve çocukları üzerindeki duygusal ve davranışsal etkilerini fark ettirerek,riskli durumlar karşısında hangi yaklaşımlarla hareket etmeleri gerektiğini kavratmak. AİLESİ
 (ADI-SOYADI)
…………  
Ahlaki değerleri tanıma
 
Ahlaki değerleri ve bunlara sahip olmanın önemini kavratmak
 
 
ÖĞRENCİ/ KİŞİ
…………  
Çatışma çözme,Uzlaşabilme becerileri
 
Aileye çatışmaları kendisinin, karşısındakinin ve ilişkinin ihtiyaçlarına göre çözme becerisini kazandırmak.
AİLESİ
 (ADI-SOYADI)
…………  
Örnek yaşam olayları
 
 
Örnek yaşam olayları aracılığı ile hangi ahlaki değerlerin bu olaylarda kullanılacağını ve bu değerlerin kazanılma yollarını fark etmek.
 
ÖĞRENCİ/ KİŞİ
…………  
Olumlu disiplin yöntemleri
 
Ergen  davranışlarını olumlu yönde etkileyecek ebeveyn tutumlarını kavratmak.
AİLESİ
 (ADI-SOYADI)
                                                                                                                   
   
 
                                                                                              DANIŞMAN                                                          
                                                                                                                                                
 
 
 
 
 
 
GİZLİ
 
DANIŞMANLIK TEDBİRİ DEĞERLENDİRME SONUÇ RAPORU
Dosya Numarası Adı-Soyadı Görevi Rehber Öğretmenin Adı-Soyadı
 
 
 
   
Çocuk Mahkemesi tarafından yukarda belirtilen dosya numarasının içeriği doğrultusunda çocuk ve çocuğun ailesine yönelik yapılan çalışmalar ve çalışmaların Sonucu:
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Psikolojik Danışman/Rehber öğretmenin tedbir kararının uygulanması ile ilgili görüşü:
 
 
 
 
 
 
 
 
                                                                                                                      …./…../2010
                                                                      
 
                                                                                                                             İmza
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
DANIŞMANLIK TEDBİRİ DEĞERLENDİRME RAPORU
 
Çocuk Koruma Kanununun 5. maddesi doğrultusunda ……………. isimli kişiye ve ailesine ………/………. tarihlerinde  uygulama planı doğrultusunda danışmanlık tedbiri uygulanmıştır.
            Planlanan  görüşmelere  ………….. ve ailesi katılmıştır. Bu görüşmeler neticesinde  …………  isimli kişinin davranışlarında olumlu değişiklikler gözlenmiştir. Zaten kendisi maruz kaldığı durumda şikayette bulunmuştur.
            Aile ile yapılan görüşmelerde aileye ergenlik dönemindeki birey ile nasıl ilişki kuracağı, çatışma çözme yöntemleri ve risk faktörlerinin kendileri ve çocukları üzerinde duygusal ve davranışsal etkenleri fark ettirerek , riskli durumlar karşısında nasıl hareket etmeleri gerektiği hakkında bilgi verildi. Ailenin ilgili konularda ki farkındalık düzeylerinin arttığı, çocukları ile olan iletişim ve diyaloglarında daha bilinçli ve paylaşımcı bir tutum sergiledikleri tespit edilmiştir. Ayrıca ailenin istekli, işbirliğine açık olduğu gözlenmiştir.
            ……………..  ile yapılan görüşmelerde özel mülkiyet , aidiyet ve izin kavramları üzerinde duruldu.Bireysel ve toplumsal düzeyde sahip olunması gereken etik değerler konusunda farkındalık uyandırıldı. Yapılan üç aylık görüşme sonucunda , hedeflenen olumlu davranışları kazandığı , farkındalığının arttığı görüldü. Görüşmeler sırasında istekli, katılımcı ve işbirliğine açık tavırlar sergilediği gözlendi.
 
            Görüşmeler neticesinde olumlu gelişmeler olması nedeniyle tarafımdan uygulanan danışmanlık uygulama tedbirinin kaldırılmasında bir sakınca görmüyorum.
 
 
 
 
 
 
                                                                                                                 
 

Bakım Tedbir Kararlı Çocukların, Bakım Sonrası Sorunlarının Nedenleri

Cafer Tayyar İĞDİR Sosyal Hizmetler Yorum Yok 0

 

Bakım tedbir kararı verilen çocuklarda 3 bölümde incelenmektedir.

a) Toplum – Aile – Çocuk üçgeninde oluşan ekonomik,sosyolojik ve psikolojik olumsuzluklar nedeni ile bakım tedbir kararı alınmaktadır. b) Koruma altına alındıktan sonra ki yaşamın niteliği

c) Kurum bakımından sonraki toplumla entegre olma durumu.

Toplum -aile- çocuk üçgeninde; çocuğun gelişiminin sağlıklı yürütülememesi ve oluşan risk faktörlerinin zamanında önlenememesi nedenleri ve/veya  ebeveynlerin  fonksiyonlarını yerine getirememesi, getirmemesi gibi durumlarda çocuk koruma altına alınmaktadır.

Koruma altına alınan çocuk bu bölümde yaşamış olduğu olumsuzlukların çözümlenmesi ve çocuğun psiko-sosyal durumunun iyileştirilmesi ile ilgili mesleki çalışmaların yapılarak ailesine/ sosyal çevresine tekrar döndürülmesidir. Aileye döndürülemeyen çocuklarda reşit olana kadar kurum bakımında yaşamına devam etmektedir.

Reşit olan genç artık her yönü ile yetişmiş bir iş ve meslek sahibi olabilme yeteneğine sahip olarak kurum bakımından ayrılır.

Kurum bakımından reşit olarak ayrılan genç toplumla entegre olamıyorsa sosyal ve ekonomik özgürlüğünü elde edememişse (a) ve (b) bölümündeki yaşamının irdelenmesi gerekmektedir. Çocuk Koruma Kanunu Özetini okumak için tıklayınız.

Bakım Tedbir Kararlı Çocukların, Bakım Sonrası Sorunlarının Nedenleri