Yayımlandığı Tarih:15/7/2005
Bu kanunun amacı, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların korunmasına, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler

  • Koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularında alınacak tedbirlerdir. Bunlardan;
  • Danışmanlık tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda; çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeye,
  • Eğitim tedbiri, çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı olarak devamına; iş
  • ve meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine veya meslek sahibi bir ustanın yanına yahut kamuya ya da özel sektöre ait iş yerlerine yerleştirilmesine,
  • Bakım tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi hâlinde, çocuğun resmî veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılması veya bu kurumlara yerleştirilmesine,
  • Sağlık tedbiri, çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli geçici veya sürekli tıbbî bakım ve rehabilitasyonuna, bağımlılık yapan maddeleri kullananların tedavilerinin yapılmasına,
  • Barınma tedbiri, barınma yeri olmayan çocuklu kimselere veya hayatı tehlikede olan hamile kadınlara uygun barınma yeri sağlamaya,yönelik tedbirdir.
  • Tehlike altında bulunmadığının tespiti ya da tehlike altında bulunmakla birlikte veli veya vasisinin ya da bakım ve gözetiminden sorumlu kimsenin desteklenmesi suretiyle tehlikenin bertaraf edileceğinin anlaşılması hâlinde; çocuk, bu kişilere teslim edilir.
Kuruma Başvuru
1.    Adlî ve idarî merciler,
2.    Kolluk görevlileri,
3.    Sağlık ve eğitim kuruluşları,
4.    Sivil toplum kuruluşları, korunma ihtiyacı olan çocuğu Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bildirmekle yükümlüdür.
5.    Çocuk ile çocuğun bakımından sorumlu kimseler çocuğun korunma altına alınması amacıyla ASPİM Kurumuna başvurabilir.
6.    Sosyal Hizmetler ve ASPİM kendisine bildirilen olaylarla ilgili olarak gerekli araştırmayı derhâl yapar.

 Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararı Alınması

  • Çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı;çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, ASPİM ve Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re’sen çocuk hâkimi tarafından alınabilir.
  • Tedbir kararı verilmeden önce çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılabilir.
  • Tedbirin türü kararda gösterilir. Bir veya birden fazla tedbire karar verilebilir.
  • Hâkim, hakkında koruyucu ve destekleyici tedbire karar verdiği çocuğun denetim altına alınmasına da karar verebilir.
  • Hâkim, çocuğun gelişimini göz önünde bulundurarak koruyucu ve destekleyici tedbirin kaldırılmasına veya değiştirilmesine karar verebilir. Bu karar acele hâllerde, çocuğun bulunduğu yer hâkimi tarafından da verilebilir. Ancak bu durumda karar, önceki kararı alan hâkim veya mahkemeye bildirilir.
  • Tedbirin uygulanması, 18 yaşın doldurulmasıyla kendiliğinden sona erer. Ancak hâkim, eğitim ve öğrenimine devam edebilmesi için ve rızası alınmak suretiyle tedbirin uygulanmasına belli bir süre daha devam edilmesine karar verebilir.
  • Mahkeme, korunma ihtiyacı olan çocuk hakkında, koruyucu ve destekleyici tedbir kararının yanında 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre velayet, vesayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında da karar vermeye yetkilidir.
 Tedbirlerde Yetki
  • Korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun menfaatleri bakımından kendisinin, ana, baba, vasisi veya birlikte yaşadığı kimselerin bulunduğu yerdeki çocuk hâkimince alınır.
  • Tedbir kararlarının uygulanması, kararı veren hâkim veya mahkemece en geç 3 aylık sürelerle incelettirilir.
  • Hâkim veya mahkeme; denetim memurları, çocuğun velisi, vasisi, bakım ve gözetimini üstlenen kimselerin, tedbir kararını yerine getiren kişi ve kuruluşun temsilcisi ile Cumhuriyet savcısının talebi üzerine veya re’sen çocuğa uygulanan tedbirin sonuçlarını inceleyerek kaldırabilir, süresini uzatabilir veya değiştirebilir.
Acil Korunma Kararı Alınması
  • Derhal korunma altına alınmasını gerektiren bir durumun varlığı hâlinde çocuk, ASPİM tarafından bakım ve gözetim altına alındıktan sonra acil korunma kararının alınması için Kurum tarafından çocuğun Kuruma geldiği tarihten itibaren en geç 5 gün içinde çocuk hâkimine müracaat edilir. Hâkim tarafından, 3 gün içinde talep hakkında karar verilir. Hâkim, çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerektiğinde kişisel ilişkinin tesisine karar verebilir.
  • Acil korunma kararı en fazla 30 günlük süre ile sınırlı olmak üzere verilebilir. Bu süre içinde Kurumca çocuk hakkında sosyal inceleme yapılır. Kurum, yaptığı inceleme sonucunda, tedbir kararı alınmasının gerekmediği sonucuna varırsa bu yöndeki görüşünü ve sağlayacağı hizmetleri hâkime bildirir. Çocuğun, ailesine teslim edilip edilmeyeceğine veya uygun görülen başkaca bir tedbire hâkim tarafından karar verilir.
  • Kurum, çocuk hakkında tedbir kararı alınması gerektiği sonucuna varırsa hâkimden koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilmesini talep eder.
 Bakım ve Barınma Kararlarının Yerine Getirilmesi
  • ASPİM Kurumu tarafından, kendisine intikal eden olaylarda gerekli önlemler derhâl alınarak çocuk, resmî veya özel kuruluşlara yerleştirilir.
Tedbir Kararlarında Usûl
  • Hakim, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklarla korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında duruşma yapılmaksızın tedbir kararı verilir. Ancak,hâkim zaruret gördüğü hâllerde duruşma yapabilir.
  • Tedbir kararının verilmesinden önce yeterli idrak gücüne sahip olan çocuğun görüşü alınır, ilgililer dinlenebilir, çocuk hakkında sosyal inceleme raporu düzenlenmesi istenebilir.
Soruşturma
  • Suça sürüklenen çocuk hakkındaki soruşturma çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır.
  • Çocuğun ifadesinin alınması veya çocuk hakkındaki diğer işlemler sırasında, çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurulabilir.
  • Cumhuriyet savcısı soruşturma sırasında gerekli görüldüğünde çocuk hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasını çocuk hâkiminden isteyebilir.
Çocuğun Gözaltında Tutulması
  • Gözaltına alınan çocuklar, kolluğun çocuk biriminde tutulur.
  • Kolluğun çocuk biriminin bulunmadığı yerlerde çocuklar, gözaltına alınan yetişkinlerden ayrı bir yerde tutulur.
İştirak hâlinde işlenen suçlar
  • Çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturma ayrı yürütülür.
  • Bu hâlde de çocuklar hakkında gerekli tedbirler uygulanmakla beraber, mahkeme lüzum gördüğü takdirde çocuk hakkındaki yargılamayı genel mahkemedeki davanın sonucuna kadar bekletebilir.
  • Davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi hâlinde, genel mahkemelerde, yargılamanın her aşamasında, mahkemelerin uygun bulması şartıyla birleştirme kararı verilebilir. Bu takdirde birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülür.
 Çocuğun Nakli
  • Çocuklara zincir, kelepçe ve benzeri aletler takılamaz. Ancak; zorunlu hâllerde çocuğun kaçmasını, kendisinin veya başkalarının hayat veya beden bütünlükleri bakımından doğabilecek tehlikeleri önlemek için kolluk tarafından gerekli önlem alınabilir.
Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi
  • Çocuğa yüklenen suçtan dolayı CMK koşulların varlığı halinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından erteleme süresi 3 yıldır.
 Adlî Kontrol
Suça sürüklenen çocuklar hakkında soruşturma veya kovuşturma evrelerinde adlî kontrol tedbiri olarak CMK’nın 109.maddesinde sayılanlar ile aşağıdaki tedbirlerden bir ya da birkaçına karar verilebilir:
1.     Belirlenen çevre sınırları dışına çıkmamak.
2.     Belirlenen bazı yerlere gidememek veya ancak bazı yerlere gidebilmek.
3.     Belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmamak.
Ancak bu tedbirlerden sonuç alınamaması, sonuç alınamayacağının anlaşılması veya tedbirlere uyulmaması durumunda tutuklama kararı verilebilir.
 Tutuklama Yasağı

  • 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı 5 yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerinden dolayı tutuklama kararı verilemez.
Kovuşturma
Duruşma

  • Çocuk, velisi, vasisi, mahkemece görevlendirilmiş sosyal çalışma görevlisi, çocuğun bakımını üstlenen aile ve kurumda bakılıyorsa kurumun temsilcisi duruşmada hazır bulunabilir.
  • Mahkeme veya hâkim, çocuğun sorgusu veya çocuk hakkındaki diğer işlemler sırasında çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurabilir.
  • Duruşmalarda hazır bulunan çocuk, yararı gerektirdiği takdirde duruşma salonundan çıkarılabileceği gibi sorgusu yapılmış çocuğun duruşmada hazır bulundurulmasına da gerek görülmeyebilir.
 Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
  • Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda, CMK koşulların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından denetim süresi 3 yıldır.
Uzlaşma
  • CMK’nın uzlaşmaya ilişkin hükümleri suça sürüklenen çocuklar bakımından da uygulanır.
Mahkemelerin Kuruluş, Görev ve Yetkisi
 Mahkemelerin Kuruluşu

  • Çocuk mahkemesi, tek hâkimden oluşur.
  • Bu mahkemeler her il merkezinde kurulur. Ayrıca, bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen ilçelerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak kurulabilir.
  • İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde çocuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır.
  • Çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz.
  • Mahkemelerin bulunduğu yerlerdeki Cumhuriyet savcıları, çocuk mahkemeleri kararlarına karşı kanun yoluna başvurabilirler.
  • Çocuk ağır ceza mahkemelerinde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur ve mahkeme bir başkan ve iki üye ile toplanır. Bu mahkemeler bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak kurulur. İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde çocuk ağır ceza mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır.
 Mahkemelerin Görevi
  • Çocuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesi ile sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılacak davalara bakar.
  • Çocuk ağır ceza mahkemesi, çocuklar tarafından işlenen ve ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarla ilgili davalara bakar.
  • Mahkemeler ve çocuk hâkimi, bu Kanunda ve diğer kanunlarda yer alan tedbirleri almakla görevlidir.
  • Çocuklar hakkında açılan kamu davaları, Kanunun 17.maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu Kanunla kurulan mahkemelerde görülür.
Mahkemelerin Yargı Çevresi
  • Çocuk mahkemelerinin yargı çevresi, kurulduğu il ve ilçenin mülkî sınırlarıyla belirlenir.
  • Çocuk ağır ceza mahkemelerinin yargı çevresi, bulundukları il merkezi ve ilçeler ile bunlara adlî yönden bağlanan ilçelerin idarî sınırlarıdır.
  • Coğrafi durum ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerinin yargı çevresinin belirlenmesine veya değiştirilmesine Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca karar verilir.
 Hâkimlerin Atanmaları
  • Mahkemelere, atanacakları bölgeye veya bir alt bölgeye hak kazanmış, adlî yargıda görevli, tercihen çocuk hukuku alanında uzmanlaşmış, çocuk psikolojisi ve sosyal hizmet alanlarında eğitim almış olan hâkimler ve Cumhuriyet savcıları arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca atama yapılır.
  • Atamalarda istekli olanlarla daha önce bu görevlerde bulunmuş olanlara öncelik tanınır.
  • Herhangi bir nedenle görevine gelemeyen hâkimin yerine bu hâkim görevine başlayıncaya veya Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yetkilendirme yapılıncaya kadar o yerdeki hâkimlerden hangisinin bakacağı, birinci fıkrada aranan nitelikler de gözetilerek adlî yargı adalet komisyonu başkanınca belirlenir.
Cumhuriyet Savcılığı ve Kolluk
 Cumhuriyet Savcılığı Çocuk Bürosu

  • Cumhuriyet başsavcılıklarında bir çocuk bürosu kurulur. Cumhuriyet başsavcısınca çocuk koruma kanunun 28 inci maddenin birinci fıkrasında öngörülen nitelikleri haiz olanlar arasından yeterli sayıda Cumhuriyet savcısı, bu büroda görevlendirilir.
Çocuk Bürosunun Görevleri

Çocuk bürosunun görevleri;
1.     Suça sürüklenen çocuklar hakkındaki soruşturma işlemlerini yürütmek,
2.     Çocuklar hakkında tedbir alınması gereken durumlarda, gecikmeksizin tedbir alınmasını sağlamak,
3.     Korunma ihtiyacı olan, suç mağduru veya suça sürüklenen çocuklardan yardıma, eğitime, işe, barınmaya ihtiyacı olan veya uyum güçlüğü çekenlere ihtiyaç duydukları destek hizmetlerini sağlamak üzere, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde çalışmak, bu gibi durumları çocukları korumakla görevli kurum ve kuruluşlara bildirmek,
4.     Bu Kanunla ve diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirmektir.
5.     G.S.B.H bu görevler çocuk bürosunda görevli olmayan Cumhuriyet savcıları tarafından da yerine getirilebilir.
Kolluğun Çocuk Birimi

  • Çocuklarla ilgili kolluk görevi, öncelikle kolluğun çocuk birimleri tarafından yerine getirilir.
  • Kolluğun çocuk birimi, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuklar hakkında işleme başlandığında durumu, çocuğun veli veya vasisine veya çocuğun bakımını üstlenen kimseye, baroya ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna, çocuk resmî bir kurumda kalıyorsa ayrıca kurum temsilcisine bildirir. Ancak, çocuğu suça azmettirdiğinden veya istismar ettiğinden şüphelenilen yakınlarına bilgi verilmez.
  • Çocuk, kollukta bulunduğu sırada yanında yakınlarından birinin bulunmasına imkân sağlanır.
  • Kolluğun çocuk birimlerindeki personeline, kendi kurumları tarafından çocuk hukuku, çocuk suçluluğunun önlenmesi, çocuk gelişimi ve psikolojisi, sosyal hizmet gibi konularda eğitim verilir.
  • Çocuğun korunma ihtiyacı içinde bulunduğunun bildirimi ya da tespiti veya hakkında acil korunma kararı almak için beklemenin, çocuğun yararına aykırı olacağını gösteren nedenlerin varlığı halinde kolluğun çocuk birimi, durumun gerektirdiği önlemleri almak suretiyle çocuğun güvenliğini sağlar ve mümkün olan en kısa sürede Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna teslim eder.
Sosyal İnceleme

1.    Çocuk koruma kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hâkimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır.
2.    Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur.
3.    Derhâl tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir.
4.    Mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi kararda gösterilir.
5.    Hakkında sosyal inceleme yapılacak çocuğun, incelemeye tâbi tutulacak çevresi mahkemenin yetki alanı dışında ise, davayı gören mahkemenin talimatına bağlı olarak çocuğun bulunduğu yerdeki mahkemece inceleme yaptırılır. Büyükşehir belediye sınırları içinde kalan yerlerde bu inceleme, davayı gören mahkemeye bağlı olarak çalışan sosyal çalışma görevlilerince yapılabilir.
 Sosyal Çalışma Görevlilerinin Görevleri
Madde 34- (1) Sosyal çalışma görevlilerinin görevi;
1.     Görevlendirildikleri çocuk hakkında derhâl sosyal inceleme yapmak, hazırladıkları raporları kendilerini görevlendiren merciye sunmak,
2.     Suça sürüklenen çocuğun ifadesinin alınması veya sorgusu sırasında yanında bulunmak,
3.     Çocuk koruma kanun kapsamında mahkemeler ve çocuk hakimleri tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmektir.
4.     İlgililer, sosyal çalışma görevlilerinin çalışmaları sırasında kendilerine yardımcı olmak ve çocuk hakkında istenen bilgileri vermek zorundadır.
5.     Sosyal çalışma görevlilerinin, görevleri sırasında yaptıkları ve hâkim tarafından takdir edilen masrafları Cumhuriyet başsavcılığının suçüstü ödeneğinden ödenir.
 Denetim Altına Alma Kararı
Hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilen, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı onanan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen çocuğun denetim altına alınmasına karar verilebilir.
Denetim Görevlisinin Görevlendirilmesi

  • Denetim altına alınan çocukla ilgili olarak denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğü tarafından bir denetim görevlisi görevlendirilir. Ancak, korunma ihtiyacı olan çocuklar veya suç tarihinde 12 yaşını bitirmemiş suça sürüklenen çocuklar ile çocuğun aileye teslimi yönünde karar verilmesi hâlinde, bu çocuklar hakkında denetim görevi gözetim esaslarına göre Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından yerine getirilir.
  • Görevlendirme sırasında çocuğun kişisel özellik ve ihtiyaçları dikkate alınır ve çocuğa kolay ulaşabilecek olanlar tercih edilir.
 Denetim Görevlisinin Görevleri

Denetim görevlisinin görevleri şunlardır:
1.    Kararla ulaşılmak istenen amacın gerçekleşmesi için çocuğun eğitim, aile, kurum, iş ve sosyal çevreye uyumunu sağlamak üzere onu desteklemek, yardımcı olmak, gerektiğinde önerilerde bulunmak,
2.    Çocuğa eğitim, iş, destek alabileceği kurumlar, hakları ve haklarını kullanma konularında rehberlik etmek,
3.    İhtiyaç duyacağı hizmetlerden yararlanmasında çocuğa yardımcı olmak,
4.    Kaldığı yerleri ve ilişki kurduğu kişileri ziyaret ederek çocuğun içinde yaşadığı şartları, ailesi ve çevresiyle ilişkilerini, eğitim ve iş durumunu, boş zamanlarını değerlendirme faaliyetlerini yerinde incelemek,
5.    Alınan kararın uygulanmasını, bu uygulamanın sonuçlarını ve çocuk üzerindeki etkilerini izlemek, tâbi tutulduğu yükümlülüklerin yerine getirilmesini denetlemek,
6.    Çocuğun gelişimi hakkında, üçer aylık sürelerle Cumhuriyet savcısı veya mahkemeye rapor vermek.
7.    Denetim görevlisi, görevini yerine getirirken gerektiğinde çocuğun ana ve babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse ve öğretmenleriyle işbirliği yapar.
8.    Çocuğun ana ve babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse çocuğun devam ettiği okul, işyeri veya çocukla ilgili bilgiye sahip kurumların yetkilileri, denetim görevlisine yardımcı olmak, görevi gereğince istediği bilgileri vermek zorundadırlar.
9.    Çocuğun yakınları denetim görevlisinin yetkilerine müdahale edemezler.
 Denetim Plânı ve Raporu

  • Çocuğa uygulanacak denetimin yöntemi, denetim görevlisince, sosyal incelemeyi yapan uzman veya mahkeme nezdindeki sosyal çalışma görevlisi ile birlikte, görevlendirmeyi takip eden on gün içinde hazırlanacak bir plânla belirlenir.
Denetim plânı hazırlanırken;
1.     Çocuk hakkında alınan tedbirin amacı, niteliği ve süresi,
2.     Çocuğun ihtiyaçları,
3.     Çocuğun içinde bulunduğu tehlike hâlinin ciddiyeti,
4.     Çocuğun ana ve babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse tarafından çocuğa verilen desteğin derecesi,
5.     Suça sürüklenmesi sebebiyle tedbir alınmış ise suç teşkil eden fiilin mahiyeti,
6.     Çocuğun görüşü, dikkate alınır.
7.     Denetim plânı, mahkeme veya çocuk hâkimince onaylandıktan sonra derhâl uygulanır.
8.     Denetim görevlisi, kararın uygulama biçimi, çocuk üzerindeki etkileri ile çocuğun ana ve babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimselerin veya kurumların çocuğa karşı sorumluluklarını gereğince yerine getirip getirmedikleri, kararın değiştirilmesini gerektirir bir durum olup olmadığı ve istenen diğer hususlarda her ay, ayrıca talep hâlinde mahkeme veya çocuk hâkimine rapor verir.
 Denetimin Sona Ermesi

  • Denetim, kararda öngörülen sürenin dolmasıyla sona erer. Tedbirden beklenen yararın elde edilmesi hâlinde denetim, sürenin dolmasından önce de kaldırılabilir.
  • Denetim, çocuğun başka bir suçtan dolayı tutuklanması veya cezasının yerine getirilmesine başlanmakla sona erer.
 Sosyal İnceleme ve Denetim Raporları Hakkında Bilgi Edinme
  • Sosyal inceleme raporu ile denetim plânı ve raporunun birer örneğini çocuğun avukatı veya yasal temsilcisi Cumhuriyet savcısından, mahkemeden veya çocuk hâkiminden alabilir.
  • Çocuğa raporun içeriği hakkında bilgi verilir. Ancak, çocuk ve avukatı hariç olmak üzere birinci fıkrada gösterilen kişilerin sosyal inceleme raporu ile denetim plânı ve raporu hakkında bilgi sahibi olmasının çocuğun yararına aykırı olduğuna kanaat getirilirse, bunların incelenmesi kısmen veya tamamen yasaklanabilir.
 Çocuğun Giderleri

Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının giderleri Devletçe ödenir. Ödenecek miktar mahkemece verilecek bir karar ile tespit edilir.
Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre çocuğa bakmakla yükümlü olan kimsenin malî durumunun müsait olması hâlinde, Devletçe ödenen meblağın tahsili için ilgililere rücu edilir.
 Bakım ve barınma tedbirlerinin yerine getirilmesi sırasında ihtiyaç duyulan kolluk hizmetlerinin yerine getirilmesi, çocukların rehabilitasyonu, eğitimi ve diğer bakanlıkların görev alanına giren diğer hususlarla ilgili olarak Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından yapılan her türlü yardım ve destek talepleri Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, ilgili diğer bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından geciktirilmeksizin yerine getirilir.
Bu tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu Adalet Bakanlığınca sağlanır.
Yasal zeminde her yurttaş birbirine eşittir. Ancak çocukların korunması ile ilgili özel bir yasa olduğu için, adalet sistemi içerisinde çocuklar, yetişkinler gibi cezalara veya yaptırımlara maruz kalmazlar.
Aynı suçu işleyen bir yetişkin ile bir çocuk, yargının gözünde aynı değerlendirilmez. Birleşmiş Milletlerin de çocuklara yönelik özel koruma kanunları bulunmakta. Yerel kanunlar işin içinden çıkamadığında veya yetersi kaldığında, devreye uluslar arası hukuk kuralları girmektedir.
Çocuk, kanunda 18 yaşını doldurmayan birey şeklinde tanımlanır. Birey fiziksel veya zihinsel olarak daha yetişmiş görünse bile kimliğine göre işlem yapılır. Kimliği ile ilgili ikircikli bir durum vuku bulursa, kemik yaşı tespiti için adli tıbba yönlendirilir. Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Sözleşmesine göre, eğer bir davada çocuk varsa davanın tüm seyri çocuğa göre şekillenmek zorundadır. Bu geniş kapsamlı kanuna göre, ülkelerin çocuklarla ilgili oluşturdukları kanunlarda, çocuğu koruyan bir kanun, sadece çocuklara özel mahkemeler, çocukların korunacağı ve barınacağı kurum tanımlanmış olmalı. Bu kanunda çocukların suçtan arındırılması ve korunması temel alınmalıdır. Olası bir suç işleyen çocuk vakasında, çocuğun yaşadığı çevre, eğitimi, aile yapısı ve uyguladığı cürüm birbiriyle eşgüdümlü olarak değerlendirilmelidir. Türk Ceza Kanununda da çocukların yer aldığı davalarda nasıl tanımlanacakları madde madde yer almıştır. Suça sürüklenen çocuk dendiğinde, suçu işlemiş ve bu suçu tespit edilmiş çocuk anlaşılmalıdır. Korunma ihtiyacı olan çocuk dendiğinde çevresi tarafından ihmale veya istismara uğramış, zihnen, manen ve fiziksel olarak korunması gereken çocuk anlaşılmalıdır. Mağdur çocuk dendiğinde kendisine yönelik suç işlenen çocuk anlaşılmalıdır. Bu gibi suçun bir tarafı olan çocuk tanımları dışında bir de suça şahitlik etmiş çocukların tanımlandığı tanık çocuk ibaresi bulunmaktadır.
Çocuk, gelişim psikolojisi literatüründe henüz ergin olmamış birey olarak tanımlandığından, suça karıştığında, çocuk hakkında destekleyici ve koruyucu tedbirler alınmak zorundadır. Mahkemelerin psikologlar aracılığıyla uyguladığı bu tedbirler periyodik halde uygulanmakta ve sonuçları rapor şeklinde, kararı veren mahkemeye sunulmaktadır. Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler Kimler İçin Alınır? Koruyucu ve Destekleyici tedbirler suça bulaşma ihtimali olan, suça bir şekilde bulaşmış olan ve risk altında olan çocuklar için alınır. Ailesi suça bulaşmış çocukların da korunmaya ihtiyacı olabilir. Ailesi suç ile içli dışlı olan çocukların korunmasındaki birincil amaç, çocuğun suç kavramı ile tanışmamasını sağlamaktır. Çünkü bilinir ki suç öncelikli olarak çocuğa ailesi ile aktarılmaktadır. Kanunda ceza almayacak olan çocuk tanımında, yaşı 0-12 yaş aralığında olanlar, 12 ile 15 yaşında olup, suç işlese bile, suç kavramının ne olduğunu algılayamayan çocuklar, 15-18 yaşındaki işitme engelli ve dilsiz çocukların anlayamama ve algılayamama nitelikleri yüzünden suç işlense dahi ceza almayacakları bulunmaktadır. Ancak herhangi bir şekilde suça sürüklenmiş çocuk tamamen serbest bırakılmamakta, devlet kontrolünde güvenlik tedbirleri uygulanmakta, bunun yanı sıra eğitim veya danışmanlık tedbirleri kararları da alınabilmektedir. Mahkemelerin tedbir kararlarında birincil amacı çocuğun korunmasıdır. Sağlığını koruyacak tedbir eğer mümkünse aile ortamında uygulanmaktadır. Alınabilecek tedbirler içinde barınma, sağlık, bakım, eğitim ve danışmanlık tedbirleri de ilaveten eklenebilmektedir. Anılan tedbirlerin ne anlama geldiğine bakacak olursak; barınma tedbiri, kalacak yeri olmayan çocukların barınabileceği bir yer bulunmasına yönelik olarak uygulanır. Bu genelde sığınma evleri veya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının sevgi evleri olmaktadır. Bu yerlerde kalan çocuklar 18 yaşına kadar kalabilmekte, ardından sınavsız devlet memuru olabilme şansı bulmaktadırlar.
Sağlık tedbiri, genelde bağımlı madde kullanan çocuklara yönelik olsa da, herhangi bir sağlık problemi olan veya psikolojik desteğe ihtiyacı olan çocuklara da, ilgili sağlık birimlerinde tedavi alabilecekleri şekilde uygulanmaktadır. Adalet Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının koordineli çalışması ile gerçekleştirilir. Bakım tedbiri, ailesi kendisine bakamayacak durumda yoksul, suça bulaşmış veya vefat etmiş olan çocukların, devlete ait yurtlarda kalabilmelerini ve bakıcılar eşliğinde büyümelerini sağlayan tedbirdir. Eğitim tedbiri, suça sürüklenen çocuğun eğitimi yarıda kalmış ise, açık öğretim birimlerinden veya halk eğitim merkezlerinden, mesleğe yönelik eğitim almasını içeren tedbiri ifade eder. Genelde Milli Eğitim Bakanlığı ve İŞKUR ile paralel şekilde uygulanan tedbirdir. Danışmanlık tedbiri ise çocuğun kendisine psikolojik ve pedagojik olarak verilecek eğitimi, ailesine ise çocuğa bakmasıyla ilgili verilecek desteği ifade etmektedir. Tedbir kararını verecek Çocuk Mahkemeleri, Aile Mahkemeleri veya Asliye Hukuk Mahkemeleri, tedbirden önce, çocuk ve sosyal çevresi hakkında detaylı bir Sosyal İnceleme Raporu isteyebilir. Aynı anda birden fazla tedbir kararı alınmış olabilir. Tedbirin uygulanmasını, kararı alan mahkeme sona erdirebilir. Kararda süre belirtilmemişse tedbir uygulanmaya devam edilir.