1983 yılında çıkarılan Sosyal Hizmetler Kanunu’nda Korunmaya ihtiyacı olan Çocuk beden, ruh ve ahlâk gelişimleri veya şahsi güvenlikleri tehlikede olup,

  1. Ana veya babasız, ana ve babasız,
  2. Ana veya babası veya her ikisi de belli olmayan,
  3. Ana veya babası veya her ikisi tarafından terkedilen,
  4. Ana veya babası tarafından ihmal edilip; fuhuş, dilencilik, alkollü içkileri veya uyuşturucu maddeleri kullanma gibi her türlü sosyal tehlikelere ve kötü alışkanlıklara karşı savunmasız bırakılan ve başıboşluğa sürüklenen, tanımlamıştır. 2005 yılında çıkarılan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununda ana-baba olup olmaması önemli değil önemli olan,
  5. Suça Sürüklenen Çocuk: Kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk
  6. Bedensel, zihinsel, duygusal, ahlaki ve sosyal gelişimi ve kişisel güvenliği tehlikede olan çocuklar
  7. İhmal ve istismar edilmiş çocuklar
  8. Mağdur çocuklar,  Tanık çocuklardır.

5395 ÇKK korunmaya ihtiyacı olan çocuk ve suça sürüklenen çocukları koruma altına almaktadır. Koruma altına aldığı çocuklarda rehabilitasyon sürecini başlatmaktadır. Aslında Çocuk Koruma Kanunu bir rehabilitasyon kanununudur. Çocuklar masumdur, çocuklar suçsuzdur, bunu hem dinimiz söylemekte hem de yasalar söylemektedir. Çocukları suça teşvik eden veya suça düşüren anne- babalardır, sosyal çevresidir veya toplumundur. Asıl cezayı ebeveynlere veya topluma vermek gerekir. Suça sürüklenmiş çocukla ilgili görevi devlet çocuk koruma kanunu 45. maddesinde 4 bakanlığa vermiştir.

ÇKK Madde 45-

(1) Bu Kanunun 5 inci maddesinde yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirlerden;

  1. a) danışmanlık ve barınma tedbirleri Milli Eğitim Bakanlığı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve yerel yönetimler,
  2. b) eğitim tedbiri Milli Eğitim Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı,
  3. c) bakım tedbiri Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu,
  4. d) sağlık tedbiri Sağlık Bakanlığı, Tarafından yerine getirilir.

Bu dört bakanlığımız çocuğun ihtiyaç duyduğu yardım ve desteğin en hızlı ve koordineli bir şekilde yerine getirmesi gerekmektedir. İlgili bakanlıklarımız Suça sürüklenen çocukların sağlık ve esenliklerinin sağlanmasını, fiziksel ve ruhsal varlıkların güvence altına alınması ve yeniden korunmaya ihtiyaç içerisine veya suça sürüklenme riski ile karşılaşmalarının önlenmesini amaçlamaktadırlar. Bu amacın doğal bir sonucu olarak çocuğa bu hizmetleri sunan kurumların eşgüdüm içinde hareket etmesi ve bu hizmetlerin tek bir merkezden izlenmesi zorunluluğu doğmuştur.

Suça sürüklenen çocuk; kanunda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuğu ifade eder. Bireyi suça iten faktörler araştırıldığında, çocuk suçluluğunun yetişkin suçluluğundan farklı olduğu anlaşılmıştır. Çocuk adalet sisteminin hedefi, çocuğa sorumluluk bilinci kazandırmak onu bedensel, zihinsel ve toplumsal beceriler bakımından yetişmiş bir insan haline getirmek, toplumla bütünleşmesini sağlamaktır.

Çocuk mahkemeleri, suç işlediği tespit edilen çocukları ceza evine gönderen kurumlar değil, suç işlemek suretiyle davranış bozuklukları gösteren çocuklar hakkında tıp, sosyoloji, psikoloji bilimlerinin verilerinden yararlanarak çocuğun davranış bozukluğuna neden olan etmenleri inceleyen, yeniden eğitilmesi konusunda gereken önlemleri belirleyen kurumlardır. Çocuğun bazı durumlarda ‘’son çare’ olarak özgürlüğünü bağlayıcı tedbirler almak da eğitim bakımından gerekli olabilmektedir.

Çocukları suça sürükleyen nedenler:

  1. Çocuğun kendisinden kaynaklanan yetersizlikler,
  2. Hızlı kentleşme ve ulusal göç,
  3. Yoksulluk, işsizlik,
  4. Aile sorunları, ilgi ve sevgi eksikliği,
  5. İhmal ve istismara uğrama,
  6. Yetersiz ve kalitesiz eğitim,

Çocuk Adalet Sisteminde Uluslararası Kurallar:

BM çocuk adalet sistemini ve ilgili konuları ilkelerle ayrıntılı biçimde düzenlemiştir. Fikir birliği bulunan temel noktalar şunlardır.

  1. Devletler çocukların suça yönelmelerini önleyici tedbirler almalıdır.
  2. Çocuklara yönelik özel bir adalet sistemi oluşturulmalıdır.
  3. Çocuklar cezalandırılmamalı, fakat yasalara aykırı davrandıklarında tepki gösterilmelidir.
  4. Yargılama sürecindeki çocuklar mümkün olduğunca tutuklanmamalıdırlar.

 

Türkiye’de çocuk adalet sistemi:

  1. Türk ceza kanunu
  2. Ceza muhakemesi kanunu
  3. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanun
  4. Çocuk koruma kanunu

Çocukların ceza hukuku karşısında sorumluluklarını düzenleyen maddeler içermektedir.

Türk Ceza Kanununa Göre Çocukların Ceza Sorumluluğu, 3 döneme ayrılmıştır.

  1. 12 yaşını doldurmamış olanlar

12 yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumlulukları yoktur. Bu çocuklar hakkında ceza kovuşturması yapılamaz ancak çocuklara karşı eğitici ve koruyucu nitelikte güvenlik tedbirleri uygulanır. Fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş olan sağır ve dilsiz çocuklara 12 yaşını doldurmamış çocuklara ilişkin hükümler uygulanır.

  1. 12 yaşını doldurmuş ama 15 yaşını doldurmamış olanlar

Bu gruptaki çocuklar işledikleri fiilin anlamını ve sorumluluğunu kavrayamayacak durumdaysalar ceza sorumlulukları yoktur. Şayet fiilin sorumluluğunu algılayabilecek kapasitede ve davranışlarını yönlendirecek olgunlukta iseler ceza sorumlulukları bulunmaktadır. Bu yaş grubundaki çocuklara indirimli cezalar uygulanır. Bu gruptaki çocuklara dair hükümler, 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsiz çocuklara da uygulanır.

  1. 15 yaşını doldurmuş ama 18 yaşını doldurmamış olanlar.

Bu grup da olan çocuklar isnat yeteneği tam olarak kabul edilmekte ama henüz ergin olmadıkları için cezalarda indirim yapılması öngörülmektedir. Bu gruptaki çocuklar işledikleri fiilin hukuki sonuçlarını ve anlamlarını kavrayabilecek durumda oldukları halde davranışlarını yönetebilmeleri konusunda çocukların eksik olduğunun kabul etmektedir.

Çocuk Koruma Kanunu’na göre suça sürüklenen çocukların yargılanmasında temel ilkeler,

Temel ilkeler Madde 4-

(1) Bu Kanunun uygulanmasında, çocuğun haklarının korunması amacıyla;

  1. a) Çocuğun yaşama, gelişme, korunma ve katılım haklarının güvence altına alınması,
  2. b) Çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesi,
  3. c) Çocuk ve ailesinin herhangi bir nedenle ayrımcılığa tâbi tutulmaması,
  4. d) Çocuk ve ailesi bilgilendirilmek suretiyle karar sürecine katılımlarının sağlanması,
  5. e) Çocuğun, ailesinin, ilgililerin, kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içinde çalışmaları,
  6. f) İnsan haklarına dayalı, adil, etkili ve süratli bir usûl izlenmesi,
  7. g) Soruşturma ve kovuşturma sürecinde çocuğun durumuna uygun özel ihtimam gösterilmesi, h) Kararların alınmasında ve uygulanmasında, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun eğitimini ve öğrenimini, kişiliğini ve toplumsal sorumluluğunu geliştirmesinin desteklenmesi,
  8. i) Çocuklar hakkında özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ile hapis cezasına en son çare olarak başvurulması,
  9. j) Tedbir kararı verilirken kurumda bakım ve kurumda tutmanın son çare olarak görülmesi, kararların verilmesinde ve uygulanmasında toplumsal sorumluluğun paylaşılmasının sağlanması, k) Çocukların bakılıp gözetildiği, tedbir kararlarının uygulandığı kurumlarda yetişkinlerden ayrı tutulmaları,
  10. l) Çocuklar hakkında yürütülen işlemlerde, yargılama ve kararların yerine getirilmesinde kimliğinin başkaları tarafından belirlenememesine yönelik önlemler alınması,

 

 

Çocukları yargılayan kurumlar:

  1. Çocuk mahkemeleri
  2. Çocuk ağır ceza mahkemeleri

Ceza sorumluluğu olmayan çocuklara uygulanacak güvenlik tedbirleri

Bu tedbirlerin neler olduğu ile ilgili TCK, Çocuk Kanunu’na atıf yapar. Güvenlik tedbirleri, suça sürüklenen çocukların eğitilerek, suç işlemekten alıkonulması ve korunmasını hedeflemektedir.

Tedbirler amacına ulaşmış olsun veya olmasın 18 yaşını doldurmasıyla sona ermektedir, ancak eğitim tedbiri çocuğun rızasının alınmasıyla devam edebilir. Koruma tedbirleri ile güvenlik tedbirleri arasında bir ayrım yapılmamıştır. Yani çocuk ister bir suça karışmış olsun, ister korunmaya ihtiyaç içinde olsun, aynı tedbirler uygulanmaktadır. Bunlar danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık, barınma tedbirleridir. Ceza sorumluluğu olan çocuklara güvenlik tedbiri değil indirimli cezalar uygulanmaktadır.

Suça sürüklenen çocuklar hakkında özel koruma tedbirleri

  1. Yakalama gözaltına alınan çocuklar kolluğun çocuk biriminde, böyle bir birim yoksa yetişkinlerden ayrı yerde tutulurlar. 0-12 grubuna giren çocuklar suçüstü halinde yakalanamaz ve suçun tespitinden kullanılamazlar, çünkü bunlara suç isnat edilemez. Fakat kimlik tespiti amacıyla yakalamak mümkündür. Kimlikleri tespit edildikten sonra derhal karar verecek merci önüne çıkartılır. 12-15 yaş grubu çocuklara suçüstü yakalanması yapılabilir.
  2. Tutuklama ve adli kontrol: ÇKK’ nda çocukların tutuklanmasına ilişkin hüküm yoktur. Bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde CMK uygulanır. ‘Tutuklama kararı, kuvvetli bir suç şüphesini gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunması halinde verilebilir.’(M.100/1) ÇKK’nu, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınır 5 yılı aşmayan hapis cezası gerektiren fiillerden dolayı tutuklama yasağı koymuştur. 15 yaşını dolduran çocuklar ise genel hükümler uygulanır. Yani bu çocuklar hakkında tutuklama, gözaltına alma ve yakalama hakkında yetişkinlere özgü kurallar uygulanmaktadır. Ancak ne olursa olsun önce adli kontrol tedbiri uygulanmış ve sonuç alınmamış olması gerekmektedir. Tutulama çocuklar için son çaredir.

Çocuk mahkemelerinde uygulanacak usul kuralları,

  1. Soruşturma: çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet Savcısı tarafından bizzat yapılır. Savcı, soruşturma sırasında gerekli gördüğü takdirde çocuk hakkında koruyucu destekleyici tedbirlerin uygulanmasını hâkimden isteyebilir. Ayrıca, ifadenin alınması ve diğer işlemler sırasında çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulunmasını isteyebilir. Soruşturma sonucunda çocuğun suçu işlediğine dair kanıt bulunmazsa ya da çocuk 12 yaşın altındaysa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
  2. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi: Hâkim önüne çıkarılmanın olumsuz psikolojik etkileri vardır. Şüpheli daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamışsa, kamu davasının ertelenmesi halinde şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaati verilmişse, bu durum kamu açısından da daha yararlı olacağı kanaati varsa ve mağdur veya kamunun uğradığı zararın giderilmesi veya aynen tazmini mümkünse, bu durumların birlikte gerçekleşmesi durumunda kamu davası açılmasının ertelenmesine karar verilir. Çocuk 3 yıl içinde kasıtlı suç işlemezse ertelenen davaya dair kovuşturmaya gerek olmadığına hükmedilir. Erteleme süresi içinde çocuğun denetim altında bulundurulmasına karar verilebilir.
  3. Kovuşturma: İddianamenin kabulü ile başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen süreyi ifade eder. İddianamenin kabulünde kovuşturma süresi başlamış olur. Çocuklara ait duruşmalar gizli yapılır. Mahkeme sorgusu esnasında çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurulur ve avukat olmadan çocuğun soruşturma esasında ifadesinin alınması mümkün değildir.
  4. Sosyal inceleme: Çocuğun işlediği fiilin hukuki sonuçlarını ve yaptırımlarını anlama ve muhakeme edebilme yeteneği olup olmadığı araştırılarak çocuğun bireysel özellikleri ve sosyal çevresini gösteren inceleme raporu hazırlanır. Derhal tedbir alınmasının gerekli olduğu durumlarda sosyal inceleme sonrasından da yaptırılabilir. Suça sürüklenen çocuklarda ceza hukuku yaptırımları ile değil, koruma ve yardım hukuku ile yaklaşılması gerekliliğinin bir sonucudur.
  5. ÇOCUK ADALET SİSTEMİNDE ÇOCUK KORUMA KANUNU VE SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK